Artık hem bireysel hem de toplumsal anlamda rasyonel bir yaşam sürmenin ne demek olduğunu, mevcut küresel düzenin temel kavramları olan çıkar, üretim, kâr ve verimlilik tanımlamaktadır.
Akıl prensibinin geç modernitede erozyona uğramış olması, akıl, adalet ve eşitliğe dayalı bir dünya yaratma hedefine küresel çapta zarar vermiştir. Aydınlanma çağı aklın başarısızlığının yarattığı boşluk, küresel hiper-kapitalizmin yeni güçleri, nihilizm ve narsizm kültürü ve bilimsel kibirle doldurulmuştur.