10/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2023 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2023 12:33
İyice alıştım kitabın ortalarında incelemelerimi yazıp okudukça eklemeler yapmaya. Böyle daha etkin kullanıyorum 1K'yı ve okurlara saygısızlık olmasın ama sık sık da düzenleyeceğim sanırım. Bana bir Sennur Sezer aşkı geldi akşam akşam açıklayamam, geri dönüp tekrar tekrar okudum şiirleri bu akşam, alıntılar düzenledim tek tek. İşsiz değilim, onca işimin ve bebeğimin de bakımını üstlenirken o uyuyunca kendime ayırabildiğim zamanda. Bir anne, bir emekçi, bir kadın, kadına ezgiler dizmiş. Bir savaşcı, direngen bir ruh, mücadeleci. Emeğe ve anneliğe dair şiirleri beni onikiden vurdu. Uzun uzun düşündüm üstüne. Sendikacı kimliğimle ezberledim bir ikisini. Anneliğe dair notlar edindim. Ve akşam türküleri dinledim. Bir çok şiiri güzel, düz yazı olanlar da güzel. Anlattığı çölde geçen Ceriha ile Zahmet anlatısı, petrol patronlarının gaz lambası için petrol çalan bu çöl çocugunun ellerini yakması üzerine şairin dizelerinden çıkan deha beni hayli sarstı. "İstemezdim güneşin batmasını, ta ikindiden başlardık koşmaya. .. Yetiştim, tuttum ellerimle. Yakardım 'gitme güneş, geceyi, soğuğu getirme, yabancıları çadırımıza getirme.' Güneş yaralıydı, kanı ellerimi yaktı. Sonra soğudu, kayboldu. O zaman anladım, küçük sinekler gibidir güneş. Boyuna doğar, ölür. Biz onu hep tek sanırız. Oysa tek güneş tek ateş yüreklerimizdedir. Bizi ancak biz ısıtırız. " Sonra saçlarından astılar Cerihayı. Ateşe verildi kulubeler, kundaklar. (Yüreğiniz elverirse dinleyin şairi, Okuyun!) Sonra Baterist Guido'nun öyküsüne yazdığı şiir. Afrika'nın ezgilerini tam tamla çalıp hikayesi Amerika'da caz ile yığınları eğlendiren. Kimsenin ne söylediğinden haberi yoktu oysa ne söylerdi. Her zenci hamalın evinde, madende yattığı kulubede bir transistörlü radyo vardı. Radyolar taşıdılar başkaldırma türkülerini
DirençSennur Sezer · Manos Yayınları · 201761 okunma
9/10
·424 syf.··
2022 38. kitabı
Kitap fazlasıyla doyurucuydu. Hatta aynı konuları işleyen okuduğum diğer eleştirel düşünce kitapları arasında en sevdiklerimden biri oldu diyebilirim. Sözdebilim örneklerinin her bir iddiasına, bu iddialar ne kadar saçma olursa olsun olabildiğine titiz ve ayrıntılı bir şekilde özet cevaplar verilmiş. Diğer kitaplarda bu o kadar da iyi yapılmıyor; bu iddalara zaten inanmayan veya skeptisizme aşina olan bir okur kitlesi için yazılmış gibi üstün körü geçilip bırakılıyor gibi geliyor bana. Ama astrolojiyi, aşı karşıtlığını, düz dünyayı vs ciddiyetle savunan ve buna gönül vermiş bunca zeki insanın en azından aynı ciddiyetlikte bir eleştiri kitabını hak ettiklerini düşünüyorum. Ve bence bu kitap bunu başarmış. Evrim ağacının kendi sitesindeki yazılar daha ayrıntılı açıkçası ama kitaba direkt o yazıları koymak kitabın orijinalliğini kötü etkilerdi sanırım. İlgimi çekmeyen ve bu kadar üzerinde durulmasının beni bunalttığı bölümler olsa da o bölümlerin üzerinde durulmasını isteyecek sözdebilim inananları muhakkak olacaktır. Evrim ağacının harika astroloji yazılarıyla karşılaştırıldığında kitaptaki astroloji bölümü biraz sönüktü ama yine de okuduğum en güzel astroloji eleştirilerinden biriydi. Tevfik Uyar'ın "astrolojinin bilimle imtihanı" kitabıyla birleştirilse bomba gibi bir şey çıkabilirdi ortaya. Aşı karşıtlığı bölümü de şu anki salgın zamanlarında herkese okutulması gerekiyor, içimin yağlarını eritti resmen. Arsel'in yazdığı sonsözde de kendimden ve çevremden bir çok tanıdık şey gördüm. Kişisel olarak sorunlarımız farklılıklar gösterse de bu konularla ilgilenenler olarak hepimizin ortak olarak yaşadığı izole olma, konuşacak insan bulamama, umutsuzluk vs gibi konulara değinerek okuyanı birazcık da olsa yükseltmeyi çalışmış. Teşekkür ederiz ^^ Daha çok reklamının yapılması
Felsefe-Düşünce
Şüphecinin El KitabıÇağrı Mert Bakırcı · Ginko Bilim Yayınları · 2019209 okunma