Bu kitap, aslında yıllardır içimizde taşıdığımız duyguların, korkuların ya da acıların bazen bize değil, bizden önceki nesillere ait olabileceğini anlatan etkileyici bir kitap. Yazar, travmaların genetik aktarım yoluyla kuşaktan kuşağa geçebileceğini sade bir dille ve gerçek hayat hikâyeleriyle açıklıyor.
Kitap, bilimsel bilgileri çok teknik olmayan, herkesin anlayabileceği bir şekilde sunuyor. Okurken sık sık “Acaba bu bende de var mı?”, “Aile geçmişimle bağlantısı olabilir mi?” diye düşünüyorsunuz. Özellikle aile ilişkileri, çocukluk travmaları ve açıklanamayan duygusal yüklerle ilgilenen herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir kitap.
Yazarın sunduğu egzersizler ve farkındalık çalışmaları, okuyucunun kendi geçmişiyle bağ kurmasına yardımcı oluyor. Terapi etkisi yaratabilecek bir yönü var, ama bu bir terapi kitabı değil; daha çok bir farkındalık kapısı açıyor.
Genel olarak duygusal, düşündürücü ve zaman zaman zorlayıcı bir okuma deneyimi sunuyor. Kendini tanımak isteyen herkesin şans vermesi gereken bir kitap.