Aysun

Aysun
@bioengineer
Kimse gölgesine bile güvenmesin.
10/10
·372 syf.··
2026 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 18:46
Şöyle baştan söyleyeyim: Bu kitap kolay bir okuma değil. Konusu ağır, gerçek ve Türkiye’de çok konuşulmayan bir yaraya parmak basıyor. Büşra Sanay gazeteci kimliğiyle ensest mağdurlarının hikayelerini anlatıyor. Kurgu değil, hepsi gerçek tanıklıklar. Okurken kaç defa nefesini tuttum, kaç defa bunlar nasıl olabilir dedim okumak bile canımı bu kadar yakarken yaşayanları düşünmekten kafayı yedim. Aslında daha önce başlamıştım bu kitaba ama o kadar çok yara bıraktı ki devam edemedim ara verdim bitirmek çok zor oldu. Kitaptaki hangi alıntıyı başlık yapayım diye düşündüm en masumu bu geldi o kadar çok ağır cümlesi var ki, bir çocuk asla o cümleleri hiçbir zaman kurmamalı. Kitap 15 farklı mağdurun anlatımından oluşuyor. "Kardeşini doğurmak" ismi bile insanın boğazını düğümlüyor: Ensest sonucu hamile kalan ve çoğu zaman kendi ailesi tarafından susturulan kadınların hikayeleri bunlar. Her bölüm farklı bir kadının ağzından, kendi diliyle aktarılmış. Bu yüzden üslup çok ham, sansürsüz ve sarsıcı. Olayları edebileştirmeye çalışmıyor, olduğu gibi veriyor. Bu da kitabı daha vurucu yapıyor. Kitabın dili akademik veya süslü değil. Tam tersi, sokakta duyacağın, bazen küfürlü, bazen eksik cümleli, çok gerçek bir dil. O yüzden okurken yorulmuyorsun ama duygusal olarak çok yoruluyorsun. Bir sayfa okuyup kitabı kapatma ihtiyacı hissedebilirsin. Kitabın omurgası "söyleme bilmesinler" kültürü. Neredeyse tüm hikayelerde ortak nokta şu: Mağdur susturuluyor. "Aile dağılmasın", "elalem ne der", "baban hapse girer" baskısı. Suçlu yerine mağdur utanıyor, suçluluk hissediyor. Ensestin sadece cinsel değil, psikolojik ve toplumsal bir yıkım olduğunu iliklerine kadar hissediyorsun. Bir diğer tema da "failin normalleştirilmesi". Amca, baba, abi… Dışarıdan bakınca herkesin "iyi biri" dediği
1000Kitap
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·248 syf.··
2026 1. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 22:43
Bu kitapla birlikte Şermin Yaşar’la ilk kez tanıştım ve iyi ki de tanışmışım dedim. Altı Harfli Bir Tatlı, isminden başlayarak insanı içine çeken, sıcacık ve yormayan bir kitap. Okurken kendimi hem huzurlu hem de düşündürülmüş hissettim. Yazarın dili o kadar akıcı ve sade ki, sayfalar su gibi aktı gitti. Uzun uzun cümlelerle, karmaşık anlatımlarla boğmuyor — tam tersine, sanki bir dostun anlattığı hikâyeleri dinliyor gibi. Çok bizden, çok içten, hüzünlü hayat kadar gerçek bir öykü. Öyle akıcı ki elinden bırakmak istemiyor insan. Okudukça hem mutlu oldum hem de "iyi ki okudum" dedim. Bu kitap, hem okuma alışkanlığı olanlara hem de kitap okumaya yeniden başlamak isteyenlere iyi gelir.
1000Kitap
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,6bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2025 20. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2025 22:19
"Savaşın Unutulan Çocuğu Ben Amir", Sinan Akyüz'ün Bosna Savaşı'nın karanlık dönemini anlatan bir romanı. Kitap, savaşın en büyük mağdurlarından biri olan Amir'in hikayesini anlatıyor. Amir, Sırpların yönettiği tecavüz kamplarında zorla hamile bırakılan bir kadından doğan ve doğduğu gün annesi tarafından terk edilen bir çocuk. Amir'in hikayesi, savaşın insanlara verdiği acıları ve yaraları gözler önüne seriyor. Roman, Amir'in kimlik arayışını, terk edilmişlik duygusunu ve Srebrenitsa'da yaşadığı trajediyi anlatıyor. Akyüz, okurunu geçmişe götürerek, savaşın sıcak zamanlarına tanık ediyor. Kitap, savaşın unutulan çocuklarının hikayesini anlatması açısından önemli. Amir'in "Ben bir piç değilim, ben bir lanet değilim. Ben sadece hasarlı biriyim" sözleri, savaşın insan ruhuna verdiği zararı özetliyor.
1000Kitap
Ben AmirSinan Akyüz · Alfa Yayıncılık · 20231,808 okunma
Puan vermedi·102 syf.··
2025 18. kitabı
İnci, sade dili ama derin mesajlarıyla etkileyici bir roman. Kitap, fakir ama huzurlu bir hayat süren Kino ve ailesinin, denizden çok değerli bir inci bulmasıyla değişen hayatını anlatıyor. İlk başta her şey umut dolu başlıyor; Kino bu inci sayesinde oğlunun iyileşeceğini, daha iyi bir hayat kuracaklarını düşünüyor. Ama zamanla bu inci, umut yerine felakete dönüşüyor. Kitap, insanın açgözlülüğünü, toplumdaki adaletsizliği ve para hırsının nasıl yıkıcı sonuçlara yol açabileceğini çok sade ama çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Özellikle Kino’nun iç dünyasındaki değişimi okumak hem hüzünlü hem de düşündürücü. Bence İnci, hem hayatın hem de insan doğasının karanlık yanlarını gösteren etkileyici bir hikâye. Herkesin kolayca okuyabileceği ama uzun süre aklından çıkaramayacağı bir kitap.
1000Kitap
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma
10/10
·216 syf.··
2025 17. kitabı
Kitap, yaşamın anlamını sorgulayan, ölümle hayat arasındaki ince çizgide dolaşan etkileyici bir roman. Kitap, her şeye sahip gibi görünen ama içten içe yaşamaktan vazgeçmiş bir genç kadın olan Veronika’nın intihar girişimiyle başlıyor. Ancak Veronika ölmez ve kendini bir akıl hastanesinde bulur. Burada geçirdiği süreçte, aslında delilik kavramının ne kadar göreceli olduğunu, toplumun “normal” dediği şeylerin sorgulanabilir olduğunu keşfeder. Yazarın dili sade ama düşündürücü. Kitap kısa ama derin; bazı cümleler sayfalarca düşündürüyor insanı. En etkileyici yönlerinden biri de Veronika’nın ölümle burun buruna geldikten sonra aslında yaşamak istediğini fark etmesi. Bu da insanı "Gerçekten yaşıyor muyum, yoksa sadece alışkanlıklarla mı varım?" sorusuna götürüyor. Kitabın bazı bölümleri biraz durağanlık gösterebilir ama mesajı çok güçlü: Bazen hayatı gerçekten hissedebilmek için en dibe vurmak gerekebilir. Ve bazen “deli” olmak, özgürleşmenin ta kendisidir. Kısa, sade ama insanın içini titreten bir roman. Özellikle hayatını sorgulama döneminde olan herkesin okuması gereken bir kitap.
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,4bin okunma