Herkese merhabalar
Bugün sizlere @beyazatliprensesmasali kaleminden çıkmış güzel bir kitap önerisi ile geldim...
İlk bakışta kişisel gelişim tarzında bir kitap okuyacağımı düşünmüştüm ama sayfalar ilerledikçe kendimi geçmişle bugün arasında gidip gelen, insanın iç dünyasına dokunan çok katmanlı bir hikâyenin içinde buldum.
Engin, Serap ve Jale’nin yollarının kesiştiği bu hikâye aslında sadece birkaç kişinin hayatını değil; aile içinde saklananları, çocuklukta açılan yaraları, suskunlukları, önyargıları ve insanın kendini bulma çabasını anlatıyor.
Karakterlerin geçmişlerini öğrendikçe onlara bakışınız değişiyor. İlk başta anlam veremediğiniz davranışların ardındaki nedenleri gördükçe insanları yargılamadan önce hikâyelerini dinlemek gerektiğini bir kez daha hatırlıyorsunuz.
Özellikle Jale karakteri beni çok etkiledi. Başlarda bazı seçimlerine kızsam da yaşadıklarını öğrendikçe ona karşı hislerim değişti. Çünkü bazen insanlar kötü oldukları için değil, taşıdıkları yaralarla baş etmeye çalıştıkları için yanlış kararlar verebiliyor.
Yazarın sade ve akıcı anlatımı sayesinde kitap su gibi aktı. Okurken kendimi zaman zaman bir roman okumaktan çok, karakterlerin hayatına tanıklık eden bir film izliyormuş gibi hissettim.
Geçmiş ve bugünün ustalıkla harmanlanması hikâyeye ayrı bir derinlik katmış. Altını çizmek isteyeceğiniz cümlelerle dolu, duygusu güçlü ve insanı kendi hayatını sorgulamaya iten bir roman.
Anemonlar, insanın kendi içindeki sesi duymaya cesaret etmesi üzerine düşündüren, kalbe dokunan bir hikâye. İçsel yolculukları ve karakter odaklı romanları sevenlerin mutlaka şans vermesi gereken bir kitap.
Kitaplarla kalın