“Zor olmuyor mu böyle insanları öldürüp geçmek yerine zeka oyunlarıyla onları delirtmek?”
"Hayır. İnsanları yaşarken delirtmek öldürmekten daha zevkli. Tıpkı sana ilmek ilmek yaptığım gibi.”
"Belki de ben seni delirtirim.”
"Ben zaten deliyim.”
"Viktor’a Meltem gibi yaklaştın. Boynundaki bıçağı çekmesini sağlaman etkileyiciydi ama şaşırtıcı değildi. Güzel oynuyorsun.Çok alışmışsın adamları kandırmaya.Fakat dikkat et,dolandırıcı. Sürekli masum rolü yapanlar, en sonunda kendi rollerine inanır.Öyle bir inanırlar ki, gerçekten acınacak hale dönüşüverirler.”
"Ben masum rolü yapmıyorum. Kardeşim için savaşıyorum.”
"Savaşta her yol mübah diyorsun yani.”
+Bir daha benden habersiz beni öperseniz ne olur, biliyor musunuz?”
-Biliyorum, Yine bana karşılık verirsin.
Sen de haklısın. Benim gibi bir adama karşılık vermeyen bir kadın olmak, seni tuhaf yapardı zaten."
+Kitapta bir cümle vardı, beni çok etkilemişti “Tabii ki acı çekeceksin, görmenin bedeli budur. Tabii için korkuyla dolacak, yaşamak tehlike içinde olmak demektir. Büyümek zordur."
-Bu iki oldu.
+Ne iki oldu, Tufan Bey?
-Okuduğum kitaplarla ilgili alıntı yapıyorsun. İki oldu. Üçüncüde affetmem.
+Ne gibi? Ben kötü bir şey mi yaptım? Bu kitaplar size özel mi? Sadece siz mi okuyabilirsiniz?
-Cık, Senin ne yapmaya çalıştığının, Farkındayım.
+Ne?
-Beni etkilemeye çalışıyorsun.
+Aklımdan bile geçmedi bu.
-Farkındayım, Kadınlar bana hep ilgi duydu. Senden farkları buydu işte, küçük şeytan.Çünkü sen bana ilgi duymuyorsun. Benim sana ilgi duymamı istiyorsun.”
..yoldan geçerken bir nergis tarlası ile karşılaşmıştı. O kadar çok istemesine rağmen atından inip nergislere dokunmamış, koklamamıştı. Kırılgan, zayıf bir kadın gibi görünmek istememişti. O, bir erkek gibi güçlü olmalıydı. Nergislere göz ucuyla bakmayı seçmiş ve yoluna devam etmişti.