Bir ilkel insan ne zaman bir tabu yaratıyorsa bir tehlikeden korkuyor demektir ve kadınlara karşı duyulan genel bir korkunun da bütün bu imtina kurallarında ifade bulduğu tartışılmaz bir gerçektir. Bu korku belki de kadınların erkeklerden farklı, anlaşılmaları sonsuza kadar mümkün olamayacak, gizemli, tuhaf ve bu yüzden de belli ki düşmanca göründüğü gerçeğini temel almaktadır. Erkek, kadın tarafından zayıf düşürülmekten, onun dişiliğiyle zehirlenmekten ve böylelikle de kendisini aciz göstermekten korkmaktadır. Cinsel birleşmenin gerilimleri düşüren ve gevşetici etkisi erkeğin korkuları için bir prototip teşkil etmiş ve kadının cinsel ilişki sayesinde kendisinin üzerinde kazanmış olduğu etkinin fark edilmesi, kadının böylelikle kendisinin gücünden bir parçayı aldığının düşünülmesi de bu korkunun yaygınlaşmasını haklı çıkarmış olabilir.