Çağla Çuluk, bir alıntı ekledi.
7 dk. · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Tavan... İç dünyamı yansıtıyor. Kocaman ışıltılı bir avize... Yaşantım. Bir anda paramparça oluyor. Kalan şey ise kocaman bir boşluk... Doldurmaya çalışıyorsun, olmuyor. Parçaları birleştireyim desen, boşuna... Ölmeyi bile beceremedim. Hem de bu kadar yaşamak istemediğim halde.

Ölüme Fısıldayan Adam, Büşra YılmazÖlüme Fısıldayan Adam, Büşra Yılmaz
Çağla Çuluk, bir alıntı ekledi.
12 dk. · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

''Ağlamak utanç verici bir şey değil.Ne olur ağla...''

Ölüme Fısıldayan Adam, Büşra YılmazÖlüme Fısıldayan Adam, Büşra Yılmaz
Dilan Y., bir alıntı ekledi.
14 dk.

... bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. Tedirgin etme beni. Bu sefer geride bir şey bırakmadım. Tasımı tarağımı topladım geldim. Neyim var neyim yoksa ortaya döktüm. Beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim.

Tutunamayanlar, Oğuz AtayTutunamayanlar, Oğuz Atay

Bağzen ellerimle yüzüme dokunduğumda bir yabancı dokunmuş gibi hissediyorum, ellerimi kavuşturduğumda tanımadığım bir eli tutmuşcasına garipsiyorum hiç tanışmamışım , hiç hissetmemiştim tuttuğum elin sıcaklığını.... Gözümdan damlayan yaşı tutmak için eğiliyorum içerden tanımadığım bir ses İsmet Özel'in bir cümlesiyle sesleniyor " var mısın yok yere ağlamaya" oturduğum banktan kalkıyorum sessizce , betona oturuyorum ayaklarımı denize sarkıtarak. içerdeki ses " bir kadının suya değiyor ayakları" O çoktan gelmiş oluyor o sıra , bir şey demeden kalkıyorum beni bekleyen bal kabağına binip, denize dökemediğim derdimle oturuyorum arka koltuğa radyo açık yol manzaraları programı var. Ne güzel bir isim koymuşlar diye düşünüyorum. Sonra birden aklıma elim geliyor bir yanımı diğerine böyle yabancı kılan şey neydi ? Herkes böyle olur muydu arada? Dalgacı Mahmut misali bir el düşünürüm elimde ne halt edeceğimi bilemem. Düşünemiyorum yorgunluktan rast gele kelimeler saldırıyor, kimisi çok acımasız kanatmadan gitmiyorlar. Böyle bir halet-i ruhiye içinde görmeden bakıyorum camdan dışarı...

Halil Cibran
Bana mutluluktan söz etme; anısı beni mutsuz ediyor. Bana huzurdan söz etme; gölgesi beni korkutuyor; ama ban bana, sana, Cennet' in kalbimin külleri içinde yaktığı mübarek feneri göstereceğim; seni bir annenin yegane bir çocuğunu sevdiği gibi sevdiğimi biliyorsun. Aşk seni kendimden dahi korumayı öğretti bana. Beni, seninle birlikte uzak diyarlara gitmekten alıkoyan şey, ateşle temizlenmiş o aşktır. Aşk, senin özgürce ve erdemli bir şekilde yaşamana imkan vermek için içimdeki arzuyu öldürüyor. Sınırlı aşk, sevdiğini sahiplenmek, sınırsız aşk ise sadece kendini ister. Gençliğin saflığı ve uyanışı arasına düşen aşk kendini sahiplenme ile tatmin eder ve sarılmalarla büyür. Ama gökkubbenin kucağında doğan ve gecenin sırlarıyla inen aşk, edebiyat ve ölümsüzlükten başka hiçbir şeyle huzurlu olamaz; İlahi varlık dışında hiçbir şeyin önünde hürmetle eğilemez.

bir şey var;
ceketi omuza atmalık bir şey
bir şey var;
rakıyı sek içmelik
duvarlara toslamalık
kaldırıma oturmalık bir şey.

bir şey var şuramda;
ana avrat sövmelik
kostaklana kostaklana yürümelik bir şey.
hah!...
tam şuramda bir şey var
rabbim pes! demelik.

Alıntı

“Ya tüm çırpınmalarını aşan daha yüksek bir anlamı vardır bu dünyanın ya da bu çırpınmalardan başka hiçbir şey gerçek değildir.”


Albert Camus.

Gülşah Doğru, bir alıntı ekledi.
37 dk. · Kitabı okuyor

Gün 98
"Her şeyin kaynağı beyindedir ve dışarıda aradıklarınıza aslında sahipsinizdir. Kimse gelecekte bir şey düşünemez. Bir şey hakkındaki düşünceniz o şeyin kaynağını oluşturur."

Günlük Öğretiler, Rhonda Byrne (Sayfa 98 - Artemis Yayınları)Günlük Öğretiler, Rhonda Byrne (Sayfa 98 - Artemis Yayınları)