Cyrano

Cyrano
@bir_cyrano
O güzel adamlar o güzel atlara binip gittiler...
Ben demiyorum, o diyor:)
Ve bütün bu kişiler, ortalıkta dalkavukluk ederek, yalakalık ederek dönenip duranlar ve de ortalığa çıkıp bağır bağır yurtsever olduklarını ve daha bilmem neleri haykıranlar... bunlar icare peşinde olan, kira parası peşinde olan yurtseverlerdir! Bu ikbalperestler, bu din bezirgânları anayı da, babayı da, Tanrı'yı da gözlerini kırpmadan para için satarlar. Evet, bütün bunlar ikbalperestlikten başka bir şey değil ve bu ikbalperestliğin tohumu da...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben demiyorum o diyor:)
Ah, şu kadın denen sinsi, hilekâr yaratık! Şimdi anlayabiliyorum kadınların içyüzünü... Bugüne dek kadınların kime âşık olduğunu kimseler bilmiyordu. Bunu ilk anlayan ben oldum. Kadın, şeytana âşıktır. Kesinlikle şaka falan etmiyorum. Fizikçiler saçmalar dururlar: Kadın şöyle şöyle bir varlıktır, falan diye...Oysa tek şeytanı sever kadın. İşte, görüyor musunuz, birinci balkondaki locasından dürbününü doğrultmuş, bakıyor. Kime bakıyor peki? Diyeceksiniz ki, şu göğsünde nişanı olan şişkoya bakıyor. Yanılıyorsunuz! Nişanlı şişkonun hemen ardında duran şeytana bakıyor! Dikkat! Şeytan şişkonun ceketinin altına saklandı! Bakın, ordan başıyla razılık işareti veriyor kadına! Tamam, artık onundur kadın! Evet onundur!
Bizde cok yokta misalen amerika' da yasayan bir evsiz olsaydınız; kimsesiz, aç ve hasta. Aç olduğunuzu, hasta olduğunuzu, kimsesiz olduğunuzu umursayan hic kimse olmasaydı. Kimse duymasaydi sesinizi, sokakta yürürken varlığınizdan hic kimse haberdar olmasaydı, kimse bir el uzatmasaydi düskünlügünüze o kadar yalniz olsaydiniz işte... işte insan o kadar yalniz o kadar çaresizdir de haberi yoktur. İşte insanin bir yaraticiya o kadar ihtiyaci vardir da haberi yoktur. Seslenecek, isteyecek, siginacak bir yaratıcının varlığı en büyük nimettir de haberi yoktur...
Bilmem ki, öyle midir ?
"Bence, düşüncelerini, duygularını ve izlenimlerini başkalarıyla paylaşmak, dünyanın en büyük esenlik ve mutluluklarından biridir."
Götürüp gömdüler Akaki Akakiyeviç'i ve Petersburg, kendinde böyle biri hiç yaşamamışçasına onsuz kaldı. Kimselerin korumadığı, kimselerin değer vermediği, sıradan bir sineği bile iğne ucuna geçirip mikroskop altında incelemeyi ihmal etmeyen doğa bilimcilerin bile dönüp bakmadığı Akaki Akakiyeviç, ömrünün en sonunda da olsa palto biçimine bürünmüş kutlu bir konuk, göz kamaştırıcı bir ışık olarak yoksul yaşamını aydınlığa boğan bir mutluluğu yaşadı ve sonra çarların, hükümdarların, tüm dünyaya egemen olanların başına gelen mutsuzluk onun da başına geldi, yıllarca kalemdeki arkadaşlarının alaylarına nasıl sessizce katlandıysa, öyle sessizce dünyasını değiştirdi.