Linâ’nın Annesi

Linâ’nın Annesi
@bir_kitap_severr
Güzel şeyler de var bu hayatta; Çay ve kitaplar gibi, Yağmur gibi Ve sen gibi mesela.
53 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·342 syf.··
2023 1. kitabı
#okudumbitti #ses ~alıntılar~ "Masalların en güzel yanı; tam da her şey bitti sanırken, yaşamın yeniden yeniden başlayabilmesidir. Gerçekten de başlar mı sonlar yeniden?" "Sesinden sedasından tanıyordu insanlar birbirlerini. Sesine geliyordu insanlar birbirlerinin. Sesinden kaçıyorlardı insanlar birbirlerinin. Seslerinde tüketiyorlardı insanlar birbirlerini. Seslerini özlüyor, seslerinden nefret ediyor, sesleriyle hayatı yaşanır veyahut yaşanmaz kılıyorlardı birbirleri için." Günaydınlar Bugün sizlere grupça okuduğumuz Kutsal Hayat Üçlemesi'nin ilk kitabı olan #ses kitabından biraz bahsedeceğim. Kitabımız Selin’in gözünden yaşadıklarını, çevresini, hesaplaşmalarını okuyoruz.Selin yirmi yaşlarında İstanbul’da üniversite okuyan ailesi Antalya'da yaşayan bir genç kızdır.En yakın arkadaşı olan Ayşegül ile birlikte gittikleri bir eğlencede evli olan Hakan’a aşık olur. Hakan o geceye eşi Yeşim’le katılmasına rağmen gözlerini Selin’den alamaz. Gel zaman, git zaman aralarında bir ilişki başlar.Selin, Hakan eşinin yanındayken duyduğu kıskançlıktan dolayı Gece adını verdiği bir erkekle tanısır ve yaşadıklarını arkadaşı Ayşegül’le paylaşır ama bunları Ayşegül'le paylaştığı için zarar görüyor mu? Sır! :)) Bu arada ağır bir hastalığı olduğunu çocuklarından saklayan Selin’in annesi hayatını kaybediyor.Bir süreliğine Antalya’ya giden Selin dönünce neler yaşayacaktır?Selin neler yaşadı? Neler öğrendi? Neler yaptı dersiniz?Annesinin bıraktığı mektupta hayatını sarsacak gerçekler nelerdi?..Daha fazlasını kitapta bulabilirsiniz.Kitap,şiirsel ve esprili bir üslupla yazılmıştı.Hal böyle olunca kitabın akışı o kadar etkiledi ki nasıl bitti anlamadım.Sonuç olarak sesi ve sessizliği anlatan, düşündüren,bilgilendiren,,sorgulatan,akıcı bir biçimde yazılan muazzam bir kitap okudum memnun
SesVildan Çetin · Galata Yayınları · 201131 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bazen mecbur bırakılırsın..
"Bazen vazgeçemezsin. Vazgeçmek zorunda kalırsın. Bu da seni birilerinin gözünde kötü yapar. Ama kimse sebebiyet verdiği bir vazgeçiş hikayesini dinlemek istemez."
"Çöp Kamyonu Kanunu"
“Ne demişti Hz Mevlâna: ‘Sorunun kendinde olduğunu anlamayan insanlar, çözümü başkalarının huzurunu bozmakta bulur.’ Kurduğum diyaloglarda bir insanın karakterinde bu çöp kokusunu alınca, anında uzaklaşmayı tercih ediyorum. Aşağıdaki hikâyede demek istediğimi anlayacaksınız diye umuyorum: Yazar David J. Pollay bir gün trene yetişmek için bir taksiye biner. Taksi sağ şeritte ilerlerken, siyah bir otomobil park yerinden aniden önlerine çıkar. Taksi şoförü hızla frene basınca, aracın içinde savrulurlar, son anda taksi diğer araca çarpmaktan kıl payı kurtulur. Neredeyse büyük bir kazaya sebep olacak aracın sürücüsü, başını camdan uzatıp taksiciye kızmaya başlar. Ancak sonrasında yazarı şaşırtan şey şu olur: Aslında kızmakta taksi şoförü haklıyken, taksici sürücüye gülümseyerek el sallar, dost canlısı bir yaklaşım sergiler. Bunun üzerine yazar, ‘Bunu neden yaptın? Bu adam bizi öldürebilirdi!’ diye sorar. İşte o zaman taksici yazara, “Çöp Kamyonu Kanunu” olarak adlandırdığı şeyi söyler. Der ki: ‘Çoğu insan çöp kamyonu gibidir. Etrafta çöp, öfke, hayal kırıklığı, hüsran dolu koşuştururlar. İçlerinde çöpleri biriktikçe, onları dökecek yer ararlar. Ve eğer siz onlara izin verirseniz, çöplerini sizin üzerinize boşaltırlar. Bu yüzden, biri size pislik atmak istediğinde, buna izin vermeyin. Sadece gülümseyin, el sallayın ve yolunuza devam edin. Bana inanın, daha mutlu olacaksınız.’ İstesek günümüzü mahvedecek çok adam buluruz. Ama biz güzel düşünüp güzel yaşamayı seçelim. Bu tür insanları da içlerindeki çöple baş başa bırakalım.”
"Karakterin barınamadığı bir bünyeye, eğitim asla fayda etmiyor.”
Adiler yüzünden iyi olmaktan vazgeçme!..
Dedikoduyu adiler yapar, Aptallar yayar, Ahmaklar da inanır. . . Sen her nekadar kendi yağında kavrulup gitsen de, Her nekadar merhametli olsan da . . O Adiler, senin hakkında yapmadığın şeyleri yapmış, Söylemediğin sözleri söylemişsin gibi her yerde anlatırlar . . . Aptallar bunu yaymaya çalışacak, Ahmaklar da buna inanacak. . . . Halid bin Velid’e falan kişi senin hakkında kötü konuşuyor demişler, Halid bin Velid kendi defteridir dilediği gibi yazar demiş. . . Bu yüzden sen kendi hikayeni, en önemlisi kendi kalbini biliyorsun , Bırak adiler, aptallar ve ahmaklar dilediği yerde defterini senin hakkında yazmaya devam etsinler.. Biz Hikayemizi Gönlümüzün Rızasına göre yazdık . . . Ne yaparsanız yapın. . . BAŞARAMAYACAKSINIZ. . .