Monarosa

Monarosa
@biradem_binalem
"Kör olmak ve sevilmek, hiçbir şeyin tam olmadığı şu yeryüzünde gerçekten de mutluluğun en garip, garip olduğu kadar da nefis şekillerinden biridir. Bir kadının, bir kızın, bir kız kardeşin, sevimli bir varlığın sürekli olarak yanı başınızda bulunması, ona ihtiyacınız olduğu için, sizden vazgeçemediği için bulunması, varlığı size vazgeçilmez olan kişi için vazgeçilmez olduğunuzu bilmeniz, onun size olan şefkatini size ayırdığı zamanın miktarıyla mütemadiyen ölçebilmeniz ve kendi kendinize, 'Bütün vaktini benim için harcadığına göre, demek bütün yüreğiyle bana ait,' diyebilmeniz; yüzün yokluğunda da düşünceyi görebilmek, dünyanın karanlığı içinde bir varlığın sadakatini fark etmek, bir elbise hışırtısını bir kanat sesi gibi duymak, onun gelişini, gidişini, çıkışını, girişini, konuşmasını, şarkı söylemesini işitmek ve bu adımların, bu sözlerin, bu şarkının merkezi olduğunuzu düşünmek; her dakika kendi çekici gücünüzü göstermek, sakat olduğunuz nispette kuvvetli olduğunuzu hissetmek, karanlığın içinde, karanlık sayesinde bu meleğin çevresinde döndüğü yıldız haline gelmek, bütün bunlar eşi az bulunur bahtiyarlıklardır. Hayatın en yüce mutluluğu, sevildiğinden emin olmaktır. Sırf kendisi için sevildiğinden ya da daha iyi bir deyişle, kendisine rağmen sevildiğinden insanın emin olması: İşte, körde bu güven vardır."
Cilt 1, İletişim yayınları
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
'Tarih ayrıntıları ihmal eder, yoksa sonsuzluğun istilasına uğrardı. Ne var ki, yanlışlıkla küçük denilen bitkiler aleminde küçük yapraklar olmadığı gibi, insanlık tarihinde de küçük olaylar yoktur, ayrıntılar yararlıdır. Yüzyılları meydana getiren, yılların simasıdır.'
Sayfa 177 - Cilt 1, İletişim yayınları
'Beynin son derece şiddetli çalıştığı, ama yine de korkunç derecede sakin olduğu anlar vardır. Bu sırada hayaller o kadar derindir ki gerçeği yutar. İnsan, karşısındaki nesneleri görmez olur ve zihnindeki şekilleri kendi dışındaymış gibi algılar.'
Sayfa 169 - Cilt 1, İletişim yayınları
Kitap Alıntısı
'İnsan toplumunun, üyelerine bir yandan kendi akılsızca basiretsizliğinin, bir diğer yandan da merhametsizce basiretsizliğinin acısını çektirmeye; zavallı bir kişiyi bir yoklukla bir bolluk, yani iş yokluğuyla ceza bolluğu arasında bir ömür boyu kıskaca almaya hakkı var mıydı? '
Sayfa 143 - Cilt 1, İletişim yayınları
'Şehirler gaddar insanlar yetiştirir, çünkü insanları fesada uğratır. Dağ, deniz, orman insanları vahşileştirir; yabaniliği geliştirir, ama bunu yaparken çoğu zaman insanlığı yok etmez.'
Sayfa 139 - Cilt 1, İletişim yayınları