Muztaribdür çâre-i derdümde veh kim bilmeyüb
Bir devâsuz derde uğratmış özün miskin tabîb
|”Benim derdimin çaresini bulmak için zavallı tabip uğraşıyor, ıstırap çekiyor. Zavallı tabip, kendisini devasız bir derde uğratmış.”
Gerçi ey dil yâr içün yüz verdi mihnet sana
Zerrece kat’-ı mahabbet etmedün rahmet sana
|”Ey gönül, gerçi yâr için sana yüz mihnet teveccüh etti, yine sen ondan sevgini zerre kadar kesmedin. Aşk olsun sana.”
Ey Fuzûlî felegün var senünle nazarı
Kim gam ü mihnetini verdi ne kim var sana
|”Ey Fuzûlî, herhâlde feleğin sana mahsus bir sevgisi, bağlılığı var ki ne kadar gam ve mihneti varsa hepsini sana vermiştir.”
Ey Fuzûlî odlara yansun bisât-ı saltanat
Yegdür andan Hak bilür bir gûşe-i külhan mana
|”Ey Fuzûlî, saltanat yaygısı yani yatağı ateşlere yansın. Allah bilir, bana bir külhan köşesi ondan daha iyidir.”