"Profesör Yang bunu kriminal soruşturma derslerinde anlatırdı, değil mi? İyi bir polis memuru ile iyi bir suçlunun birkaç ortak özelliği olduğunu söylerdi: keskin zekâ, dikkatli yapı, risk almaya yönelik doğal eğilim, bilgi açlığı. Diğer bir deyişle, madalyonun iki yüzü. Her ikisinin de en fazla arzuladığı ve elde etmesi en güç olan şey, dünyayı diğerinin gözlerinden görmektir."
Suma ve Kamatori onları son derece tehlikeli gördükleri için ayrı ayrı hücrelere hapsetmişler, hücrelerin içinde yerde yalnızca bir Japon tatami şiltesi, tuvalet için küçük bir delik ve tavanda bir hoparlör bulunuyordu. Hiç ışık yoktu, tümüyle karanlık içinde oturmaya zorlanmışlardı fakat her üçü de hücrelerine girer girmez bütün zekâlarını kullanarak kaçmak için bir yön aramaya başlamışlardı.
Dünyadaki her türlü banka kasasını açabilirler, ki ara sıra açtıkları da da olmuştu, en sıkı güvenlik önlemleri olan hapishanelerden kaçabilirler, Moskova'daki KGB karargahına ya da Fidel Castro'nun Küba'daki özel konutuna girebilirlerdi. On dakika içinde alt edemeyecekleri bir güvenlik sistemi ya da açamayacakları kilit yoktu. En azgın bekçi köpeklerini bile etkisiz bırakacak yöntemleri biliyorlardı.