Kapitalist toplumda eşitliğin anlamı değiştirilmiştir. Eşitlikle kastedilen, bireyselliğini yitirmiş insanların, otomatların eşitliğidir. Bugün eşitlik “birlik”ten çok “ayrılık” anlamına gelmektedir.
İnsan zeka ile ödüllendirilmiştir. O, kendi kendini bilen bir yaşamdır, kendisinin diğer insanların geçmişinin ve gelecekte onu bekleyen olasılıkların farkındadır. Kendi kendinin ayrı bir varlık olarak bilincinde olması, yaşam süresinin kısaldığını, kendi kararıyla doğmayıp belki sevdiklerinden önce, belki de onlardan sonra, ama kendi isteği dışında öleceğini bilmesi, yalnızlığını ve ayrı olmasının farkındalığıyla doğal ve toplumsal güçler karşısında çaresiz kalışı, insanın ayrı ve kopuk yaşamını çekilmez bir hapishaneye çevirmektedir. Eğer insan hapishaneden kurtulup dışarıya çıkamaz kendisini dış dünyayla bir başka insanla ya da düşünce ile bütünleştiremezse çıldırır.