Aşk üzerine kurulmuş bir sürü odacığa ayrılmış bir kitaptı. En sevdiğim kısmı samimiyetin aslında ne kadar önemli olduğunun vurgulanmasıydı. İnsanları mutlu etmek, onları anlamak aslında ne kadar basit ama nedense biz insanlar bunu yapmamakta çok ısrarcı oluyoruz. Bencilligimizden mi yoksa üşengeçliğimizden mi bilemiyorum artık. Kitabın en üzücü kısmıysa benim için zamanın sadece ömrümüzden götürmediği gerçeğinin yüzüme vurulması oldu sanırım. Zaman bizi de götürüyor ve sürekli farklı şekillerde belki daha iyi belki daha kötü tekrar tekrar karşılaşıyoruz tanımadığımız kendimizle. Herkes için kötü değildir belki bu gerçek ama ben sevemiyorum değişmek bir şeyleri anlamak, tecrübe etmek oluyor benim için ve bu hoşuma gitmiyor. Ben okurken gerçeklikle kıyaslamadan yapamadım o kısım bazı bazı beni rahatsız etse de (benim kişisel görüşüm farklı düşüncelere de saygım var yanlış anlaşılmak istemem) çok güzel bir kitaptı.