azizliğin, vaktiyle kovuklarında ve boş barınaklarında ibadete çekilmişlere nasıl nasip olmuşsa şimdi de çalışma uğruna yalnız kalan herkesin etrafında öyle vücut bulduğunu biliyorum.
Gülünç şey. Ufacık odamda, işte oturuyorum, halkında kimsenin bir şey bilmediği ben, yirmi sekizindeki Brigge. İşte oturuyorum ve bir hiçim. Yine de bu hiç, düşünmeye başlıyor, beşinci katta, gri bir Paris ikindisinde şunları düşünüyor...