“Savaşa karşı savaş açmak gerekiyordu! Artık savaşacağım düşmanı biliyordum: Acı ve ölüme başkalarını gönderen sahte kahramanlık zihniyetine, gözünü kırpmadan zafer vaadinde bulunup katliamı uzatan vicdansız kahinlere, politikacıların ve ordunun o ucuz iyimserliğine, kiraladıkları ve kendileriyle birlikte aynı yalanları hep bir ağızdan söyleyenlere, savaşın laf ebelerine karşı savaşacaktım.”
“İnsan denen yaratığın ne kadar çabuk, ne kadar kolay yok edilebildiğini, küçücük bir parça kurşunun yaşamı tüm anıları, bilgileri ve coşkularıyla saniyenin binde birinde paramparça ettiğini daha yeni yaşayan birisi olarak, binlerce insanın şu tam piyasalık havada güneşi görmek, kendisini, kendi kanını, yaşamını tüm gücüyle, doya doya hissedebilmek için pırıl pırıl nehre koşmasını anlayabiliyordum.”
“Savaşa ramak kalmış ve yine bizden her şey saklanıyor, gizli tutuluyor. Siz gençler neden sesinizi çıkarmıyorsunuz? Savaş özellikle sizi ilgilendiriyor! Direnin, safları sıklaştırın!”