E.

İşte bu arayışı - ne olduğunu ve niçin oluştuğunu - anlamamız gerekiyor. İnsanda, insan beyninde bir boşluk var gibi görünüyor; insan bilincinin yapısında bir delik var adeta, kara bir delik. Sen içine bir şeyler atıp duruyorsun, ve hepsi kayboluyor. Hiçbir şey onu doldurmayı başaramıyor, hiçbir şey doyuma ulaştıramıyor. Bu çok fevri bir arayış. Bu dünyada arıyorsun, öteki dünyada arıyorsun; bazen parada, güçte, prestijde, bazen de Tanrı'da, mutlulukta, aşkta, meditasyonda, duada - her halükarda arayış sürüyor. İnsanoğlu arayıştan bitap düşmüş gibi görünüyor.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Fakirler arıyor, zenginler arıyor, hastalar arıyor, sağlıklılar arıyor, güçlüler arıyor, güçsüzler arıyor, aptallar arıyor, akıllılar arıyor - ve kimse tam olarak ne için olduğunu bilmiyor.
Sen bir şey elde etsen de etmesen de arayış sürüyor. Eline neyin geçtiği veya geçmediği ile ilgili değil bu - arayış yine de devam ediyor.
Yaşam bir arayıştır, sürekli bir arayış, çaresiz, ümitsiz bir arayış...kim bilir neyin peşinde bir arayış. Arayışa karşı derin bir eğilim vardır fakat insan ne aradığını bilmez. Ve öyle bir ruh hali vardır ki elde ettiğin ne olursa olsun seni tatmin etmez. Bunalım insanoğlunun kaderiymiş gibi gözüküyor, çünkü elde ettiğin şey eline aldığın anda anlamsızlaşıyor.
Sabır gerekir. Şiir gerekir. Ve aklında yatmak fikri varsa eğer, bu sadece bir rahatsızlık kaynağı, aşılamayacak bir engel oluşturacaktır. O fikir ortada yoksa o zaman sadece o kadınla beraber olmanın keyfini yaşarsın. Bir gün onunla yatacaksındır, ama sırası gelince. Martılar yanına geleceklerdir.