Kitabın başlarında güzel bir doğa betimlemesi sonrası serçekuşumuzun güneşin doğuşundan önce uyanmada zorlandığı anlar tasfir ediliyor, Zarifoğlunun hayat görüşünü bilenler için bu tasfirlerin müslümanların islamın 5 şartı olan namazla ilk randevu anı olduğunu anlamak zor olmuyor; bu anı anlatırken şöyle bir cümle kuruyor zarif adam “Uyku serçekuşun içinde bir kedi gibi mırlıyor” kedi ve kuş arasındaki bağlantıyı düşünüyorum ve sabah ezanında bahsi geçen namaz uykudan hayırlıdır cümlesini yineliyorum beynimde, uyumak namaz kılınacak bir vakitte insan için hayırsızdır ve insanın bir düşmanı, onu ele geçirmeye çalışan bir avcısı konumunda oluverir. Ne hoş bi ithaf..
Yazarımız karmaşık cümleleri ile bilinsede bazen anlaması oldukça kolay ve kurulması basit gibi görünen bir cümle ile neler söylüyor neler; nitelikte çocuk kitabı denilen ama bir yetişkin için çok şeyler anlatan serçekuş kitabında.
Şehirdekiler, okuldakiler, iş yerlerindekiler bunlardan ayrı mı? Kim bilir nelerin avına çıkıyorlar ve ateş ediyorlar. Niceleri çocuklarını vurmadı mı? Niceleri arkadaşlarını gözden çıkarmadı mı?
... içinize dönün.
Çabucak daha ilk adımlarda kaybolacağınız, tanımadığınız bir yerde ne işiniz var.
... böyle söyledi. Sustu.
Tekrar bir gün tekrar konuşacağına dair elimde senet yok.
Susuyordu konuştu.
Konuşuyordu yeniden sustu.
Kara kara düşünüyorum.
Ya artık bir kere daha duyamazsam kendimi?