Bana gelince, artık ruhumu kapattım. Artık kimseye neye inandığımı, ne düşündüğümü ve neyi sevdiğimi söylemiyorum. Bu korkunç yalnızlığa mahkûm olduğumun bilincinde, herhangi bir fikir ileri süremeden bakıyorum olaylara. Fikirler, kavgalar, zevkler, inançlar, hiçbiri umrumda değil! Kimseyle bir şey paylaşmadığımdan, her şeye de ilgimi kaybettim. Fikirlerimi göstermeden, keşfedilmeden yaşıyorum. Günlük konuşmalar için sıradan cümlelerim ve konuşma ıstırabına bile katlanmak istemediğimde "evet" diyen gülüşüm hazır.
Delirmenin değil azıcık da olsa umursamazlığın peşindeydim ben. Etrafımdakilerin gürültüsünden artık duyamaz olduğum iç sesimi dinleyebilmek ve ne istediğimi anlayabilmekti.