Hayatımda gördüğüm en değer verilebilecek biri olduğunu nedenini ve kendimi anlattım ama Olmuyor
Ben arkadaşlık ve sevgi gösterisi yapacak biri değilim, neyim varsa kalbimdedir. Yaralarım Aşktandır
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hayattaki en büyük şans, sizi potansiyelinize inandıran birinin varlığıdır. Her zaman daha iyisini yapabileceğinizi hissettiren, cesaret veren ve sizinle gönülden yürüyen biri… işte o insan, gerçek bir armağan..
Uzun bir yanılgı ve kötü tecrübeler sonucunda, "her erkeğin aynı olmadığı" düşüncemin hala arkasındayım, biz kadınlar çok doldurulduk, gerek medya gerek etrafımızdaki kötü evlilik tecrübesi yaşayan kadınlar, hep erkeklerin aldattığı, çok sevse de evlendikten sonra değiştiği, bambaşka biri olduğu düşüncesiyle tohum ekildi kafamıza. Narin kalplerimizle de hep yanlış kalplerde kaba davranışlara maruz kaldığımızdan hepsini aynı kefeye koymamız bizim eksik bilgimizden ve dürüst erkeklerin düşüncesini belirtemeyişinden, bissürü güzel örnek varken biz hep kötüleri duyar olduk, liseyi aşk şiirleri, aşkından divane olmuş şairleri okuyarak, dizilerden filmelerden gördüğümüz yıldırım aşkları, sokak ortasında çarpışıp bir anda aşık olacağımız aşklara aldanıp inandık, fakat hayatın gerçekleri ve kötü tecrübeler ve hayatın gerçekleri bir tokat gibi vurulduğu için yüzümüze, hep başka şeyler bekledik, iki cinsiyet de birbirine hem çok muhtaç hem de düşman gibi davranıyor, ne kadın erkeğe ne erkek kadına güvenebiliyor, kötülere bir şey olmuyor da olan bize oluyor bir ayraç gibi kitapların arasına sıkışıp kaldık, kötü yazılmış bir kitap yüzünden tüm kütüphaneyi mühürlemek doğru mu?
Canın gerçekten yemek mi istiyor, yoksa biraz eğlenmeye mi ihtiyacın var? Duygusal Açlık kitabı, bazen yeme isteğinin altında fiziksel açlıktan çok karşılanmamış psikolojik ihtiyaçların olabileceğini anlatıyor. Bunlardan biri de eğlence ihtiyacı. Günün büyük kısmını sorumluluklarla, yapılacaklar listesiyle ve kendine hiç alan açmadan geçirdiğinde, beynin kısa süreli haz veren davranışlara yönelmeye daha yatkın olabilir. Bu yüzden akşam saatlerinde aniden tatlı ya da abur cubur istemen, her zaman bedeninin enerjiye ihtiyacı olduğu anlamına gelmez. Eğlenmek bir lüks değil, psikolojik bir ihtiyaçtır. Kendine keyif veren aktiviteler için hiç zaman ayırmadığında, zihnin bu eksikliği başka yollarla telafi etmeye çalışabilir. Yemek de bunlardan biri olabilir çünkü kısa süreli rahatlama ve haz sağlar. Ancak bu rahatlama geçicidir; karşılanmayan ihtiyaç ise devam eder. Bugün kendine şu soruyu sor: Son zamanlarda beni gerçekten mutlu eden, sadece keyif aldığım için yaptığım en son şey neydi?
Öyle biri var ki sevmesem çok büyük haksızlık ederim sevgisine ❤️işte öyle güzel seven biri ki sevme şeklini sevdiğim 🙏🏻❤️