Bir kitap düşünün...
Henüz okumadığınız,
Kapağını dahi açmadığınız bir kitap...
Ne kadar yabancı geldi değil mi?
Şimdi bu kitabı okumadığınızı düşünün.
Belki de gerçekten okumadınız.
Kapağını dahi açmadınız.
Uygulamada en çok okunan şiir kitabı olduğunu unutun bir süreliğine.
O halde yabancı gelmesi gerek!
İşte orada durun!
Okumasanız da okuttu kendini size Ahmed Arif!
Var mı içinizden "Terk Etmedi Sevdan Beni"yi duymayan?
Birçoğunuz aşinadır "Üşüyorum, kapama gözlerini" dizesine.
Ya da dinlemiştir Oktay Kaynarca'nın sesinden "Akşam Erken İner Mapushaneye" şiirini. Dinlemediyseniz de hemen dinleyin, eşsizdir.
Ay Karanlık, birçok kez çıkmıştır karşınıza.
Yani diyeceğim o ki, hayata anlam katan birçok yerde Ahmed Arif'in dizeleri vardı. Okumasak da yabancı değiliz esere, birçok dizesi yer edindi yüreğimizin en derininde.
"Terk etmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça...
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz, uykusuz kaldım,
Terk etmedi sevdan beni..."
Eseri Metis Yayınları, 40. yıl özel basımından okumanızı öneririm. Diğer basımları bilmem ama bir şiir kitabına göre dolu dolu hazırlanmış. Eseri okuyunca yalnızca şiirleri değil, Ahmed Arif'i de okumuş kadar oluyorsunuz. Hayatı, hayatı hakkında diğer değerli insanların görüşleri, kitap olarak basılmamış şiirleri ve daha birçok şey eserde yer edinmiş kendine. Lise 1. sınıftayken yazmış olduğu şiir bile.