• 1 = Namazda esneme halinde elle ağzı kapama :

    “ … Ebu Said el-Hudri r.a şöyle dedi : Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem : Sizden biri namazda esneyeceği vakit gücü yettiğince onu tutsun. Esneme galip gelirse eline ağzına koysun, buyurdu. ”

    Müslim 2995/5758 Buhari 952-Edebu’l-Müfred Ebu Davud 5026 Darimi 1/321 Abdurrezzak 3324-3325 İbni Huzeyme 919 Beyhaki 2/289 Begavi 3347 Ahmed 3/31-37.93

    2 = Namazda abdest bozulunca çıkıp gitmek :

    “ … Aişe r.anha şöyle dedi : Rasulullah s.a.v Namaz’da iken biriniz hades - yani Abdesti bozacak gibi bir şey - yaptığı vakit burnunu tutarak dönüp gitsin, buyurdu.”

    Ebu Davud 1114 İbni Mace 1222 İbni Huzeyme 1019 İbni Hibban 205-eI-Mevarid Dare kutni 1/158 Hakim 1/184

    3 = Yemek hazırken önce yemek yemek sonra namaz kılmak :

    “ … Enes r.a den Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu : Akşam yemeği getirildiği ve namaz vakti de geldiği zaman akşam namazını kılmadan yemeği yemeye başlayınız acele edip de yemeğinizi bırakmayınız.”

    Buhari 672-Ter:702 Müslim 557/64- 65 Nesei 852 Tirmizi 353 Darimi 11293 İbni Mace 933 İbni Huzeyme 934-1651 İbni Hibban 2066 Humeydi 1181 Abdurrezzak 2183 Beyhaki 3/72-73 Beğavi 3/355 Ahmed 3/110

    4 = Namazda ihtiyaç anında erkeklerin Tesbih - yani Subhanallah - demeleri, kadınların ise el çırpmaları :

    “ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v : Tesbih - yani Subhanallah demek - erkeklere, el çırpmak ise kadınlara muhsustur, buyurdu.”

    Buhari 1203 -Ter: 1142 Müslim 422/106 Ebu Avane 2/214 Ebu Davud 939 Nesei 1206 Tirmizi 369 Darimi 1/317 İbni Mace 1034 İbni Hibban 2263 Humeydi 948 Tayalisi 2399 Abdurrezzak 4068 Beyhaki 21246 Beğavi 3/271 Ahmed 2/241

    “ … Sehi b. Sa’d es-Saidi r.a şöyle dedi : Rasulullah sallallahu aleyhi ve selem : Size ne oluyor ki, namazınızda bir şey size arız olduğu vakit et çırpıyorsunuz ! Bu fiil kadınlara hastır. Bir kimseye namazında bir şey arız olursa, o kimse “ Subhanallah “ desin, buyurdu.”

    Malik 1/163 Buhari 684.Ter:711 Müslim 421/102 Ebu Avane 2/443 Ebu Davud 940/941 Nesei 2/77-78-79 İbni Mace 1035 İbni Hibban 2260 Tabarani 573 9-5742-M.Kebir Beyhaki 3/112 Beğavi 3/272 Abdurrezzak 4082 Ahmed 5/331

    5 = Namazda zarar verecek canlıların öldürülmesi :

    “ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Nebi s.a.v : iki siyahın - yani akrep ve yılanın - öldürülmesini emretti.”

    İbni Huzeyme 869 İbni Hibban 2352 Tayalisi 2538 Hakim 1/256 Beyhaki 1/266 Beğavi 3/268 Abdurrezzak 1754 Ahmed 2123

    6 = İhtiyac anında namazda çocuk taşıma :

    “ … Ebu Katade r.a şöyle dedi : Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem omuzunda Ebil-As’ın kızı Ümame olduğu halde namaz kıldırdı. Rasulullah rukü ettiği zaman kızı yere koyuyor, kalktığı zaman omuzunda taşıyordu.”

    Malik 1/170 Buhari 516-Ter:590 Müslim 543/41 Ebu Avane 2/145 Ebu Davud 917 Nesei 710 İbni Huzeyme 868 Humeydi 422 Beyhaki 2/162-163 Beğavi 3/263 Ahmed 51295 Albani 385-el-İrva

    7 = Namaz’da verilen selamı işaretle alma :

    “ … Abdullah b. Ömer r.a şöyle dedi : Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Kuba’ya çıktı, orada namaz kılıyordu. Ensar gelerek namazda iken Rasulullah’a selam verdiler. - İbni Ömer - dedi ki Bilal’e şöyle dedim : Rasulullah namaz kılarken onlar kendisine selam verdiklerinde onlara selamlarını nasıl iade ediyor olarak gördün? Bilal avucunu açtı işte şöyle gördüm, dedi.”

    Ravilerden Cafer b. Avn da avucunu açtı. Avucunun içini aşağı, dışını yukarı tuttu ve bu hareketi gösterdi.

    Ebu Davud : 9217 - Nesei : 1186 - Tirmizi : 368 - Beyhaki : 2/259-260 - Ahmed : 6/12

    “ … İbni Ömer r.a Suheyb r.a dan şöyle dediğini rivayet ediyor : Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e namaz kılarken uğradım. Ona selam verdim. Rasulullah selamımı işaretle aldı.”

    Ravi Nabil şöyle dedi: Ben İbni Ömer’in parmağı ile işaret ederek selamı iade ettiğini biliyorum.

    Ebu Davud 9217 Nesei 1186 Tirmizi 368 Ahmed 6/12

    8 = Namazda işaret etme :

    “ … Aişe r.anha şöyle dedi : Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir ara hastalandı. Sahabelerden bir kısım insanlar ziyaret için yanına girdiler. Müteakiben Rasulullah oturduğu halde namaz kıldı. Ziyarete gelenlerde ayakta dikilerek onun namazına uyup namaz kıldılar. Rasulullah onlara, oturunuz diye işaret etti. Onlar da oturdular...”

    Müslim : 412/82 Buhari : 5658-Ter : 5700 Ebu Avane : 2/107 İbni Mace : 1237 İbni Huzeyme : 1614 İbni Hibban 2104 Ahmed 6/51

    9 = Sıkışık halde Namaz kılmamak :

    “ … Abdullah b. Erkam r.a beraberinde insanlar olduğu halde hac - veya ömre - için yola çıkmıştı. 0 beraberindeki insanlara imamlık yapıyordu. Bir gün sabah namazı için kamet etti sonra biriniz imamlık için öne geçsin dedi ve kendisi tuvalete gitti. Daha sonra şöyle dedi : Ben Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i işittim şöyle buyuruyordu : Biriniz tuvalete gitmek ister ve o anda da namaz için kamet getirilirse önce tuvalete gitsin.”

    Ebu Davud : 88 Nesei : 851 Tirmizi : 142 Darimi : 1/332 İbni Mace : 616 Malik : 1/159/49 Hakim : 597 Ahmed : 15959

    NAMAZ’DA YAPILMASI CAİZ OLMAYAN FİİLLER

    “ … Ebu Hureyre r.a şöyle dedi : Rasulullah s.a.v namazda elleri böğür üzere koymayı yasakladı.”

    Buhari 1219 Müslim 545/46 Ebu Avane 2/84 Ebu Davud 947 Nesei 889 Tirmizi 383 Darimi 1/332 İbni Huzeyme 908 İbni Hibban 2285 İbn Ebi Şeybe 1/498/12 Tabarani 877-M. Sagir Hakim 974 Beyhaki 2/287 Ahmed 9192 Albani 374-el-İrva

    “ … Muaykib r.a şöyle dedi : Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’e mescidde secde mahallini düzeltme hakkında sorulduğunda şöyle buyurdu : Eğer bunu yapacaksan bari bir kere yap.”

    Buhari 1207-Ter:1145 Müslim 546/47- 48 Ebu Avane 2/190-191 Ebu Davud 946 Nesei 1191 Tirmizi 380 İbni Mace 1026 İbni Huzeyme 895 İbni Hazm 4/8-el-Muhalla Tayalisi 1187 Beyhaki 2/284 Ahmed 3/426

    “ … Muaviye b. el-Hakem es-Sülemi r.a şöyle dedi : Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte namaz kıldığımız bir sırada cemaatten bir kişi hapşırdı. Ben “ Yerhamukallah “ dedim. Cemaattakiler bana bakıştılar. Ben Vay anam helak oldum ! Ne oluyorsunuz ki, bana bakıp duruyorsunuz ? dedim. Bunun üzerine elleriyle bacaklarına vurmaya başladılar. Onların beni susturmak istedilderini anlayınca öfkelendim, fakat sustum. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem namazı bitirince - Babam ve anam ona feda olsun ondan önce ve ondan sonra Rasulullah kadar güzel öğreten hiçbir muallim görmedim. Valla - ne beni ne azarladı, ne dövdü, ve ne de sövdü – sadece : Bizim bu namazımızda insanların kelamından hiçbir şey yaraşmaz. 0, ancak tespih, tekbir ve Kur ‘an okumaktır, buyurdu.”

    Müslim 537/33 Ebu Avane 2/141 Ebu Davud 930-931 Nesei 1217 Darimi 1/353 Ahrned 5/447 Albani 390 - el-İrva

    NAMAZI İPTAL EDEN ŞEYLER

    Değerli kardeşlerim … ! Namaz konusundaki en önemli şeylerden bir tanesi de, bir müslümanın namazını ortadan kaldıracak arızaların neler olduğunu bilmesidir. Çünkü öyle arızalar var ki bunlar, namaz kılındığı halde namazı yok sayan şeylerdir. Bunlar sahih delillerin bildirdiği gibi :

    “ Abdesti olmayanın namazı yoktur “

    EBU DAVUD : 1.C.101.N

    “ Fatihası olmayanın namazı yoktur “

    BUHARİ : 2.C. 765.S

    “ Burnunu yere değdirmeyenin namazı yoktur “

    DARE KUTNİ : 1 / 348

    “ Ruku ve secdede belini düzgün tutmayanın namazı yoktur “ }

    İBNİ MACE : 3.C.871.N - EBU DAVUD : 2.C.855.N

    “ … Cabir r.a’dan. Allah resulü s.av şöyle buyurdu : Kahkaha namazı iptal eder, fakat abdesti bozmaz. “

    DARE KUTNİ : 1.C. 647.N – 1 / 173.58.n

    “ … Cabir r.a’dan. Allah resulü s.av şöyle buyurdu : Konuşmak namazı iptal eder, fakat abdesti bozmaz. “

    DARE KUTNİ : 1.C. 6478.N

    | Tacuddin El Bayburdi
  • Biriniz bir kaç yıldız taksın gökyüzüne
    Biriniz çay hazırlasın
    Biriniz akşam olsun
    İçinizde atların öldüğü müzik susunca
    Biriniz çocukluğuna sarılıp kuyuya insin
    Biriniz onun uzattığı şiiri okusun
    Ağlamak gerekiyorsa biriniz ağlasın
    Biriniz akşam olsun yeniden
    Biriniz yağmuru dansa kaldırsın!

    Mevlana İdris
  • Biriniz bir kaç yıldız taksın gökyüzüne
    Biriniz çay hazırlasın
    Biriniz akşam olsun
    İçinizde atların öldüğü müzik susunca
    Biriniz çocukluğuna sarılıp kuyuya insin
    Biriniz onun uzattığı şiiri okusun
    Ağlamak gerekiyorsa biriniz ağlasın
    Biriniz akşam olsun yeniden
    Biriniz yağmuru dansa kaldırsın.
    Mevlana İdris Zengin
  • Derviş’in Kavalı tınısıyla sizi kitabın ilk sayfasından alıp bir yolculuğa çıkartıyor. Yolda kısa kısa öyküler eşlik ediyor size. Kimlerin öyküleri yok ki: fahişeler, sokak çocukları, travestiler, mevsimlik işçiler, kadınlar, çocuklar, ruhları incinmiş ve tecavüze uğramış bedenler…karşılıyor sizi. Bir nevi ötekilerin öyküleri bunlar, biliyorsunuz değil mi? Belkide bi huzursuzluk kapladı içinizi hani şu sırtınızı döndüğünüz sokağın öyküleri. Herhalde Ergür abide bunun farkındaki ötekilerin öykücüsü demiş kendine.

    Ergür abi kim? O bir öğretmen aslında ama hep öğrenci olduğunu dillendiren bir öğretmen. Hani şu problem olan tatil ayları vardır ya öğretmenler ile genel toplum arasında. Onu en hüzünlendiren aylardır diye tahmin ediyorum öğrencilerinden daha doğrusu öğretmenlerinden ayrı kaldığı için. Hep gülen bir yüzü vardır oysaki hüzünlü bir gülümsemedir yüzündeki. Her daim aklının bir ucunda bir “ CAN”ı düşünüyordur.

    Yazar olma konusuna değinmeden geçemeyeceğim. Ergür abiyi beş yıldan fazladır takip ediyorum ama hiç kendine öğretmen demediği gibi yazarda demedi. Yazmaktan, öğretmekten, anlatmaktan, sazını eline almaktan, dinlemekten…vazgeçmedi. Ne diyor bu Mehmet diyorsunuz değil mi? “ CAN” olun arkadaşlar gerisi zaten gelir arkasından.

    Kitap 38 öyküden oluşuyor. Bazı öykülerin tamamını paylaştım aslında ne anlatıldığı anlaşılsın diye. Lakin galiba insanlar yine ne anlamak istedilerse onu anladılar.
    #35495962 #35501094 #35501531 #35501775 #35502014 #35507479 #35507745

    Bazı öyküleri paylaşmamın sebebi beğenilme veya kitabı takdir etmeniz merkezli değil elinize aldığınzda kitabı neyle karşı karşıya olduğunuzu bilmeniz için. Sonuçta insanı yıkan beklentilerdir. Öykü alanında çok şey bildiğimi iddia edemem. Öykünün biçimi, karakterleri, olay örgüsü, uzunluğu… nasıl olur bilmem umursamamda aslında. İster istemez benim ilgimi çeken genelde alanım merkezli olan insanlar oluyor. Benim için öyküde olması gereken hayattır, sokaktır, pencereden baktığınızda karşınızda olan insandır. Bu kitap işte tam buna karşılık geliyor belkide gözlerinize çektiğiniz perdenin arkasındaki akıştır.

    Öykülerin bende bıraktığı izlenimi ifade etmem gerekirse, dünyanın artık eylemden çok sözcüklere teslim olduğudur. Ne diyordu bize kitapta: Ben susuyorum hepinize. Merhametli olduğunuza, vicdanlı olduğunuza, dürüst olduğunuza, insancıl olduğunuza, herkesten ayrı olduğunuza öyle inanmışsınız ki, size karşı susmaktan başka bir şey gelmiyor elimden!Ölsem bir gün, başucuma toplanan sokak kedileriyle haber olsam gazetelere ve televizyonlara, sosyal medya hesaplarınızdan yazarsınız hemen; “bizi sakın affetme çocuk!”, “ah nasıl da masum, keşke benim kardeşim olsa”, “kim bilir neler çekti, sahip çıkamadık bu çocuğa”, “mekanın cennet olsun yavrum, şimdi cennette huzurlusundur”…Gözünüzün önündeyim ve beni görmezden geliyorsunuz sosyal medya melekleri; evet evet, çok iyi niyetlisiniz aslında. “Yalnızım” desem, hepiniz yalnızsınız, “bana aylardır sokak kedileri dışında hiçbir can sevgiyle dokunmadı” desem, biliyorum ki, hepinizin sevgisi, dokunuşu, vicdanı en fazla birkaç kişilik yer kaplıyor ve ben hiçbir zaman o birkaç kişiden biri değilim…( Sf. 65 )

    Hani insanlık maskesi takıp yapay hassasiyetler içerisinde boğulmuş bir insanlık profili düşünün. Herkes hassas, merhametli ve sevgi dolu o zaman sorun nerede? Sorun nerede biliyor musun? Sorun sadece teoride olması pratikte ( eylemde ) yok hükmünde insanlık. İnsanlığın mottosu ne biliyor musun? “ Önce can sonra canan “ o “CANan” hiç gelmedi çünkü hiç insan kendine yetmedi. Kaçımız sokak çocuklarının gözlerindeki parıltıya eşlik ettik, kaçımız o üşüyen kirli ( ! ) ellerini korkmadan avucumuza alıp ısıttık.
    O sıcak surlarla çevrili kale misali evlerimize hapsediyoruz kendimizi ve yapay hassasiyetler dizisi içerisinde mutluluklar dehlizlerinde yüzüyoruz. “ Anlıyorum annemi, babamı, dedemi, ninemi, herkesi… Ah, sevgisizliğinize, samimiyetsizliğinize, zalimliğinize öyle güzel kılıflar buluyorsunuz ki, acılarınızı öyle güzel yarıştırıyorsunuz ki, kendinizi öyle güzel aklayıp paklıyorsunuz ki, gurur duyun kendinizle… “ (Sf. 108)

    Sakın kendimi sizden ayrı tutuyorum sanmayın zaten tutarsam bu benim en büyük yanılgım olur, bende bu toplumun bir ferdiyim sonuçta. Sadece kirli bir eylem olan konuşmayı beceriyoruz oysaki “ötekilerin” çığlıklarına kulaklarımızı tıkamışız. Yapay çözümler üretiyoruz sorunun ne olduğunu bilmeden. İnsanları yürekleri bir buz dağından farksız ama yapılan yardımlar (!), bağışlar(!)…sosyal medyada ve iletişim araçlarında yarıştırılıyor. Ötekiler ne diyor biliyor musun: Siz bizi görmezden geliyorsunuz; ama biz sizin gözlerinizin içine bakıyoruz. Samimiyetsizlikten başka bir şey yok gözlerinizde; “samimiyet” diyorum, mesela sıcacık bir akşam simidini bir sokak köpeğiyle bölüşmek… Bölüşebiliyorum samimiyetle, en güzel samimiyet bölüşmektir; oysa her biriniz ne kadar da iyi niyetli, duyarlı ve farklısınız değil mi…(Sf. 138)

    Sorunun bireyde olduğunu ifade etmiyorum yanlış anlaşılmak istemem sorun toplumsal bir yozlaşmada. Görülen, bilinen ve duyulan lakin kimsenin ifade etmeye cesaret edemediği hakikatte. Sonuçta kimse tekerine çomak sokulmasını göze almıyor veya alamıyor herneyse işte : cv kötü gözükmesin, evleneceğim, ev taksidim var, çocuklar küçük, çocuklar okusun, çocuklar bi evlensin…


    Çok uzattım biliyorum ama en azından bu kitabı okuyun belki bir şey değişir demeyeceğim gerzek kişisel gelişim uzmanları gibi çözüm basit aslında “ EYLEME” geç güzel arkadaşım “EYLEME”.

    Kitapla Kalın.

    Not: Niye inceleme yazdım ? Çocukların bir masala kandığı gibi bende senin sözlerine kanmışım.
    https://www.youtube.com/watch?v=50pM9jccmd4
  • Biriniz birkaç yıldız taksın gökyüzüne
    Biriniz çay hazırlasın
    Biriniz akşam olsun
    İçinde atların öldüğü müzik susunca
    Biriniz çocukluğuna sarılıp kuyuya insin
    Biriniz onun uzattığı şiiri okusun
    Ağlamak gerekiyorsa biriniz ağlasın
    Biriniz akşam olsun yeniden
    Biriniz yağmuru dansa kaldırsın.
    Mevlâna İdris Zengin
    Sayfa 19 - Kırkambar Yayınları
  • Mor Külhani

    Kim ne olmak istiyorsa onu olsun mu bu şiirde

    biriniz birkaç yıldız taksın gökyüzüne
    biriniz çay hazırlasın
    biriniz akşam olsun
    içinde atların öldüğü müzik susunca
    biriniz çocukluğuna sarılıp kuyuya insin
    biriniz onun uzattığı şiiri okusun
    ağlamak gerekiyorsa biriniz ağlasın
    biriniz akşam olsun yeniden
    biriniz yağmuru dansa kaldırsın.

    Mevlâna İdris