Kur’ân; • asırları muhtelif bütün enbiyanın kütüplerini ve meşrepleri muhtelif bütün evliyanın risalelerini ve meslekleri muhtelif bütün asfiyanın eserlerini icmâlen tazammun eden, • ve cihât-ı sittesi parlak ve evham ve şübehâtın zulümâtından musaffâ, • ve nokta-i istinadı, bilyakîn, vahy-i semâvî ve kelâm-ı ezelî, • ve hedefi ve gayesi, bilmüşahede, saadet-i ebediye, • içi, bilbedâhe, hâlis hidayet, • üstü, bizzarure, envâr-ı iman, • altı, biilmilyakîn, delil ve burhan, • sağı, bittecrübe, teslim-i kalb ve vicdan, • solu, biaynilyakîn, teshir-i akıl ve iz’an, • meyvesi, bihakkılyakîn, rahmet-i Rahmân ve dâr-ı cinân, • makamı ve revacı, bilhads-i sâdık, makbul-ü melek ve ins ü cân bir kitab-ı semâvîdir.
Kur’ân; • şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi, • ve âyât-ı tekvîniyeyi okuyan mütenevvi dillerinin tercüman-ı ebedîsi, • ve şu âlem-i gayb ve şehadet kitabının müfessiri, • ve zeminde ve gökte gizli esmâ-i İlâhiyenin mânevî hazinelerinin keşşafı, • ve sutûr-u hâdisâtın altında muzmer hakaikin miftahı, • ve âlem-i şehadette âlem-i gaybın lisanı, • ve şu âlem-i şehadet perdesi arkasında olan âlem-i gayb cihetinden gelen iltifâtât-ı ebediye-i Rahmâniye ve hitâbât-ı ezeliye-i Sübhâniyenin hazinesi, • ve şu İslâmiyet âlem-i mânevîsinin güneşi, temeli, hendesesi, • ve avâlim-i uhreviyenin mukaddes haritası, • ve Zât ve sıfât ve esmâ ve şuûn-u İlâhiyenin kavl-i şârihi, tefsir-i vâzıhı, burhan-ı kàtıı, tercüman-ı sâtıı, • ve şu âlem-i insaniyetin mürebbîsi, • ve insaniyet-i kübrâ olan İslâmiyetin mâ ve ziyası, • ve nev-i beşerin hikmet-i hakikiyesi, • ve insaniyeti saadete sevk eden hakikî mürşidi ve hâdîsi, • ve insana hem bir kitab-ı şeriat, • hem bir kitab-ı dua, • hem bir kitab-ı hikmet, • hem bir kitab-ı ubûdiyet, • hem bir kitab-ı emir ve davet, • hem bir kitab-ı zikir, • hem bir kitab-ı fikir, • hem bütün insanın bütün hâcât-ı mâneviyesine merci olacak çok kitapları tazammun eden tek, câmi’ bir kitab-ı mukaddestir. • Hem bütün evliya ve sıddıkîn ve urefâ ve muhakkıkînin muhtelif meşreplerine ve ayrı ayrı mesleklerine, herbirindeki meşrebin mezâkına lâyık ve o meşrebi tenvir edecek ve herbir mesleğin mesâkına muvafık ve onu tasvir edecek birer risale ibraz eden mukaddes bir kütüphane hükmünde bir kitab-ı semâvîdir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Reşhalar
Şu zaman ve muhitin hayalâtından çıkarak tayy-ı zaman ve mekânla, hayalen Ceziretü’l-Araba gidelim ve Medine-i Münevverede nurânî ve yüksek minber-i saadetine çıkmış, nev-i beşere hitaben irşadatta bulunan o zât-ı muallâyı bizzatgörüp sözlerini dinlemeliyiz. İşte, hayalen oraya gittik. Bak, harika bir surette hüsn-ü suret ile hüsn-ü sîreti cem eden o mürşid-i umumî, o hatîb-i kudsî, cevâhir dolu bir kitab-ı mu’cizülbeyan eline alarak, bütün insanlara mele-i âlâdan nâzil olan bir hutbe-i ezeliyeyi okuyor. Ve bütün benî Âdemi ve cinleri ve mevcudatı dinletiyor. Evet, pek büyük bir emirden haber veriyor. Hilkat-i âlemin acip muammâsını açıyor. Kâinatın sırr-ı hikmetine dair tılsımı açıyor. Felsefe ve fenn-i hikmetin, nev-i beşere, “Siz kimlersiniz? Nereden geliyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz?” diye irad ettiği akılları acz ve hayrette bırakan üç suale cevap veriyor.