"Ne çok şeyden yorulmuşum farkında olmadan: Bazı sabahlar yataktan çıkmak, bazı geceler uyumak, bir tanıdığa selam vermek, konuşmak, konuşulan konuları anlamaya çalışmak, yorum yapmak, söz söylemek, gündemden, gündemlerinden kopmamak, gülünecek yerde gülmek, ahlanacak yerde vahlanmak, sıkılınca yanlarından ayrılamamak, sıkılıp sıkılmadığımı bile bilememek, soruları yanıtlamak, nasıl olduğumu merak etmediğini iyi bildiğim insanları uygun, kısa yanıtlarla geçiştirmek, bunu gerçekten merak edenleri teselli etmek, birilerini kırmayacak, şaşırtmayacak, üzmeyecek mimikler, jestler bulmak, sevimli, sevecen olmak, hiç de aksi denmeyecek tepkisizliklerimden pişman olup telaşla ortadaki yanlış anlaşılmayı düzeltmek için debelenmek, başkalarının takıntılarını kafaya takmamak için dikkatimi dağıtmaya çalışmak, peşinden ayıp olmasın diye odaklanmak, zorunluluklardan bunalınca zorunlu olmadığıma ikna etmeye çalışmak kendimi, bırakamamak, koyuvermemek, denetlemek, sürekli denetlemek kendimi, kendimi denetlediğimi düşünmemeye, bütün bunları boş vermeye uğraşmak..."