Türk diyarında,hatta Türklerin kendi aralarında bile kişisel faziletten başka hiçbir şeye değer verilmez.Tek istisna Osmanlı Hanedanıdır.Soyluluğu sadece bu sülalede doğmak tayin eder.
Türklerin yol kenarında mesafeleri belirtilen kilometre taşları olmadığı gibi zamanı gösterecek saatleri de yok .Ancak camilerde hizmet eden ve su saati kullanan” talisman “dedikleri sınıf adamlar var.Bunlar şafak vaktinin yaklaştığını su saatine göre anladıkları zaman bu iş için yapılmış yüksek bir kuleden haykırmaya başlayarak herkesi duaya çağırıyorlardı.Bunun güneşin doğuşu ilke öğle arasında,öğlende gün ortası ile güneşin batışı arasında bir de son olarak güneş battığı zaman tekrar ediyorlar .Hafifçe titreyen yüksek fakat hoş bir seda ile yaptıkları bu çağrı tahmin edilemeyecek kadar uzaklara ulaşılabiliyor.Böylece Türklerin günü dört dilime ayrılmış oluyor.Her dilim mevsimlere göre uzuyor ya da kısalıyor ancak geceleri zamanı gösterecek hiçbir şey yok .