"Kitapları kağıt parçasından ibaret gören insanları anlamıyordum ve asla anlamayacaktım. Kitaplar, başka bir boyuta geçiş kapısıydı. Acımasız gerçeklerden vicdanlı hayallere kaçış köprüsüydü bana göre. Aşkın ne olduğunu kitaplarda bulmuş, dostluğu kitaplarda yaşamıştım."
Kendini vazgeçilmez zannedenlere kısa bir hatirlatma:
Bizim geçmişimiz kendini vazgeçilmez zanneden ve vazgeçtiğiniz insanlarla dolu.
Seviyoruz diye ve emek verdiğimiz için sevgimize bağlı kaldik, siz kendinizi vazgeçilmez zannettiniz. Keşke kibrinize yenik duseceginize, kendinizi vazgeçilmez zannedeceginize, sizin için yapılanların değerini biraz bilseydiniz. Yeri geldiğinde vazgecilmeyecek insan, zamanla geçmeyecek hiçbir acı yok, bunu böyle biliniz. Zamanında vazgecmediysek, pes etmediysek, bu vazgeçilmez olduğunuz için değil, seviyoruz diyeydi. Ama degeri bilinmedi.
Aslında olayı şöyle özetleyebiliriz:
Sırf sevdiği için sabreden insanlar var.
Sevdiği için onca şeye rağmen elini taşın altına koyan insanlar var.
Sevdiği için haklı olsa da özür dileyen insanlar var.
Vazgeçilmez oldugundan değil, sevdiği için vazgeçmek istemeyen insanlar var.
Sırf sevdiği için.