"Kadınlar Ülkesi'nin cocuklari yalnızca dikkatle hazırlanmış, büyüleyici materyallerle ve öğrenme sansiyla dolu bir dünyaya değil, birçok öğretmenle dolu bir dünyaya doğuyordu. Doğuştan ve eğitimli öğretmenler olan bu kadınların tek görevi ise bize imkansız gelen şeyi yapmak, yani cocuklara öğrenmenin o asil yolunda eşlik etmekti."
"Burayla bizim ülkemiz arasındaki en büyük fark şuydu:Biz , çocuklarımızi dış dünyanın tehlikelerinden korumak için elimizden geleni yapar,onları evimizin ve ailemizin mahreminde büyütmeye çalışırken buradaki çocuklar kocaman,dost canlısı bir dünyada büyüyor ve bu dünyanın onlara ait olduğunu biliyorlardı,hayatlarının ilk gününden itibaren hem de."