Derin bir sessizlik egemendi tüm o diyara. Her yer kasvete bürünmüştü, cansızdı, hareketsizdi; yerin ruhu o kadar yalnız, o kadar soğuktu ki, hüzünlü bile denemezdi ona. İçinde ufacık bir kahkaha kırıntısı vardı ama hüzünden de beter bir kahkahaydı bu; Sfenks'in tebessümü kadar donuk, buz gibi soğuk, yanılmazlığın kibirli güvenini ve nemrutluğunu taşıyan bir kahkaha. Sonsuzluğun egemen ve ketum bilgeliği, hayatın nafile gayretine, yaşamın beyhudeliğine kahkahalarla gülüyordu. Orası Issız Diyardı, yabandı; orası buz kalpli Kuzey Topraklarıydı.