"-Ölüp de pişmanlık duymayacak hiçbir kimse yoktur." buyurmuşlardı.
Ashâb-ı kiram;
"-O pişmanlık nedir yâ Rasûlâllah?" diye sordu. Efendimiz;
"-Muhsin bir kişi ise, bu hâlini daha fazla artırmamış olduğuna; kötülük eden bir kişi ise, o kötülükten vazgeçmemiş olduğuna pişman olacaktır.” buyurdu. (Tirmizi, Zühd, 59) Fahr-i Kâinat de şöyle buyurdu: Efendimiz bir başka hadîs-i şeriflerinde
"Cennet ehli; başka hiçbir şeye değil, sadece, dünyada Allâhı zikretmeksizin geçirmiş oldukları anlara hasret ve nedâmet duyarlar!" (Heysemî, X, 73-74)
Cenâb-ı Hak; dâimâ kıyamet vakıasını hatırda tutmanın ehemmiyetini, Hazret-i Peygamber'in şahsında ümmetine şöyle hitâb ederek bildirmektedir:
"(Rasûlüm!) Dehşeti her şeyi kaplayan kıyâmetin haberi Sana geldi mi?" (el-Gâşiye, 1)