Onlar cehennemde; «Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar ki dünyada iken işlemekte olduğumuzdan başka ameller (sålih ameller) işleyelim..." diye feryad ederler. (Onlara şöyle denilir:) «Size; iyice düşünecek kimsenin düşünebileceği, öğüt kabul edebileceği kadar ömür vermedik mi? (Hem) size uyarıcı (bir peygamber de) gelmişti. (Buna rağmen sâlih amel işlemediniz.) Öyle ise tadın azabı! Çünkü zâlimler için hiçbir yardımcı yoktur!»" (Fåtır, 37)
"Ey îmân edenler! Allah'tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun; çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. Allâhı unutan ve bu yüzden Allâhın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir." (el-Haşr, 18-19)
Takvâ ile kul Cenâb-ı Hakk'a yaklaştıkça, kalpteki birtakım endişeler azalmaya başlar.
Dehşet, yerini haşyete bırakır. Çaresizliğin getirdiği ihtilaçlarını akırpların yerini teslimiyetle gelen huzûr alır.