"Kendi iç dünyasındaki fırtınaları dindirememiş, ruhsal dinginliğe erişememiş her birey; dünyaya bir can emanet etmeden önce durup düşünmelidir. Yarım kalmışlıkların, onarılmamış yaraların ve aşılmamış kişisel çatışmaların gölgesinde bir hayat başlatmak, o taze ruha en başından ağır bir yük devretmektir. Bir fidanın sağlıklı büyümesi için önce toprağın arınmış olması gerekir. Kendi karmaşasını çözememiş birinin, yeni bir hayatın mimarlığına soyunması; o hayatın temelini daha en baştan sarsıntılı bir zemine atmak demektir. Olgunlaşmamış her niyet, geleceğin huzursuz hikayelerine zemin hazırlar."