Yüce Mevla “Bir işi bitirince başka bir işe koyul” buyurarak kuluna nasıl dinlenmesi gerektiğini öğretir. Çünkü bir insanı yoran çok iş yapması değil, aynı işi sürekli yapmasıdır.
“Kızını döven dizini döver” , “Dayak cennetten çıkmadır.” sözlerinin tesiriyle döven bir anne, baba ‘çocuk dövmeme’ sünnetine halel getiriyor, dolayısıyla ayete karşı bir duruş sergileyerek ‘Allah’ın ve Peygamberin önüne geçiyor’ dur.
0-6 yaş taklit dönemidir. Bu zamanda çocuk anne-babasının yaptığı her şeyi kamera gibi kaydeder. Nerede oturulur, nerede konuşulur, nerede susulur gibi çocuk tarafından bilinçdışı bir mekanizmayla kaydedilir.
İlk altı ayda atılan temel üzerine ikinci altı yılda örülen talim dönemi gelir. Çocuk ebeveynden modellediği halleri hayatında denemeye başlar. Bu dönem aynı zamanda karakterinin kişilik örüntüsünü inşa etmeye başladığı dönemdir.
Sonra tahlil dönemi kendini gösterir. 12 yaşından sonra bütün yazılımlarını içselleştirmeye, kendi eleğinden geçip özümsemeye başlar. Yetişkinliğe taşınacak kişilik örüntüleri donmuş bir beton gibi bu dönemde şekillenir. Ergenlik sancıları olarak yorumlanan bu haller, aslında tırtılın kelebek olabilme mücadelesinden başka bir şey değildir.
İlk altı ay altın çağ denilen bu dönemi altın kılan da kişiliğin zeminin oluşturuyor olmasındandır.