Avrupalı olmak, her şeyden önce, tarihine, millî ve dinî değerlerine sahip çıkmak ve o değerlere sıkı sıkıya sarılmaktır. Siz tarihinizi, millî değerlerinizi inkâr ederek mi, onlara sırt çevirerek mi Avrupalı olacaksınız? Siz bunları işe yaramaz şeyler mi sanıyorsunuz? Dinsiz ve tarihsiz bir halk olursanız, iyi bilin ki, vatansız da kalırsınız.
**Selamun aleyküm dostlar;
Uzun süredir biyografi türünde kitap okumuyordum. Bu sürecin sonunda eğitime gerçekten ömrünü veren Mahir İz'i okumak keyif verdi diyebilirim. İdris Topçuoğlu'nun tez konusu olarak aldığı Mahir İz'i daha sonra kitaba dönüştürmüş ve okuyucularına sunmuştur. Kitap dili sohbet havasında sade ve ankaşlırdı. Sıkmadan kendini okutan bir dili vardı. Yanlız kitapta çok fazla tekrar düşülmüş aynı örnekler defalarca verilmişti bu biraz kitabı sıkıcı hale getirmişti bana göre. Bunun dışında bu kadar eğitime önem verilmesi, öğretmenlerin eski zamanda ne kadar fedakar olduğunu görmek ve öğretmene olan güvenin sağlamlığı bir öğretmen olarak duygulandırdı. Çünkü şuan herhangi bir öğretmen istese de bu samimiyette Öğrencilerine eğitim veremez. Mahir İz yeri gelmiş öğrencilerine yatıya dahi evini açmış, kendini öğrenciye göre ayarlayıp özel olarak dersler bile vermiştir. "Talebe evlattan evladır. " Sözü öğrencilere verdiği ehemmiyeti gösteriyor. Fakat bu yaklaşım doğru mu tartışmaya açık bir durumdur bana göre. Tabi durumu çağa göre de değerlendirmek gerekir. Kitap tekrarlar dışında akıcı ve güzeldi. Böyle bir kişiliği bence hepimiz tanımalıyız. Hayırlı istifadeler.
Mahir İz, Osman Öztürk'e hitaben:
"Oğlum bu işi (Osmanlıca öğrenimi ve öğretimi işini) sıkı tutun, yoksa mazallah bir gün gelir ki mazi mîrâsımızı ecnebilerden öğrenmek mecbûriyetinde kalırız."