birsimurgun kitapları

birsimurgun kitapları
@birsimurg
ÖĞRETMEN EVLİ KİTAPLARA MEFTUN
Puan vermedi·288 syf.··
2025 10. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2025 12:16
Selamun aleyküm dostlar; Ahh Hanne ve Hanne gibi olan kızlar, çocuklar... Aile; anne, baba insanın hayatını, davranışlarını, telaşlarını ve olaylara bakışını etkileyen yegane kurum her insan için. Aile Hanne' yi de yaralamıştı yaralı bir kuş misali çaresiz kalmıştı çocuk haliyle. Almanya'da geçen bir hikaye Hanneninki. Babasının annesine zulmünün sonu tahmin edilen gibi bitince aile tamamen dağılıyor. Sahi aile annenin sırtında yükseliyordu değil mi, bel kemiği idi aynı zamanda anne. Ama anne giderse ev dağılırdı bilakis öyle de oldu. Çok fazla ayrıntı verip heyecanını kaçırmak iatemem. Fakat dilinin akıcı olduğunu hikayenin herkesin kendisinden birşeyler bulacağı şekilde kurgulandığını söyleyebilirim. Sadece kitabın sanki devamı olacak gibi geldi bana çünkü bir son olmadı aslında bana göre ya da yazar okuyucuya açık kapı bıraktı hayal etmemiz için...
HanneBahadır Yenişehirlioğlu · Timaş Yayınları · 20201,646 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·219 syf.··
2026 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 09:59
Selamun aleyküm dostlar; Biyografi kitaplarını sevmeye MalcolmX'in biyografisini okumakla başlamıştım. Daha sonra roman şeklinde birden çok karakteri okudum ve okumaktan büyük bir zevk duydum öğrendiğim de çok şey oldu. Kişinin şahsında doğruları görmek yaşanabilirliğine olan inancımı artırıyor ve dahi bu konudaki umudumu yeşertiyor. Çünkü tarihimizden koptukça, eski ile aramızda mesafeler dağ oldukça iyiliğe, doğruluğa olan inancı da bir süre sonra insan kaybediyor. Bu yolda bence otobiyografik, biyografik eserler bu toplum için önem arz ediyor. Nurettin Topçu'nun hemen öncesinde Mahir İz'i okudum yine kişiliği ve öğretmenliğine hayran kaldım. Zaten kendilerinin aynı zamanda yaşayıp birbirleriyle de tanıştığını duyunca kitap bana da daha da tanıdıkmış gibi geldi:).Hemen ardından Nurettin Topçu'nun hayatına, bir öğretmenin mesleğini ciddiyetle yapmasına şahit olmak bana çok şey kattı. Hem bir öğretmen hem bir insan olarak. Kaldı ki Nurettin topçu hem zeki hem çalışkan hem de söylediğini aynı zamanda uygulayan ve din hakkındaki nokta atışı fikirleri hasebiyle de çok dolu bir ilim adamı ve öğretmeni idi. Fakat Kitapta ailesine başlarda yer verip sonrasında pek yer verilmemesi acaba ailesinden kopuk bir hayat mı yaşadı gibi algılanmasına sebep oldu fikrimde. Kitabın diline gelecek olursak sohbet havasında, sade, anlaşılır ve abartılı olmayan bir dille yazılmış. Gereksiz övgü, yersiz tekrarlar yapılmamış bu da kitabı biçim olarak objektif yazılmış olarak gösteriyor. Genel havasına bakarsak zaten sadece Nurettin Topçu'yu anlatma çabası olduğunu görmüş oluruz. Sonuç olarak zaten kendisi gereksiz bir övgüye ihtiyaç duymayacak kadar dolu, vicdanen rahat olabileceği bir ömür geçirmiştir. Çok zorlukla karşılaşmış, çok haksızlık yaşamiş fakat duruşundan ödün vermemiştir.
Nurettin TopçuEmin Işık · Dergâh Yayınları · 2019429 okunma
Puan vermedi·169 syf.··
2026 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 11:32
**Selamun aleyküm dostlar; Uzun süredir biyografi türünde kitap okumuyordum. Bu sürecin sonunda eğitime gerçekten ömrünü veren Mahir İz'i okumak keyif verdi diyebilirim. İdris Topçuoğlu'nun tez konusu olarak aldığı Mahir İz'i daha sonra kitaba dönüştürmüş ve okuyucularına sunmuştur. Kitap dili sohbet havasında sade ve ankaşlırdı. Sıkmadan kendini okutan bir dili vardı. Yanlız kitapta çok fazla tekrar düşülmüş aynı örnekler defalarca verilmişti bu biraz kitabı sıkıcı hale getirmişti bana göre. Bunun dışında bu kadar eğitime önem verilmesi, öğretmenlerin eski zamanda ne kadar fedakar olduğunu görmek ve öğretmene olan güvenin sağlamlığı bir öğretmen olarak duygulandırdı. Çünkü şuan herhangi bir öğretmen istese de bu samimiyette Öğrencilerine eğitim veremez. Mahir İz yeri gelmiş öğrencilerine yatıya dahi evini açmış, kendini öğrenciye göre ayarlayıp özel olarak dersler bile vermiştir. "Talebe evlattan evladır. " Sözü öğrencilere verdiği ehemmiyeti gösteriyor. Fakat bu yaklaşım doğru mu tartışmaya açık bir durumdur bana göre. Tabi durumu çağa göre de değerlendirmek gerekir. Kitap tekrarlar dışında akıcı ve güzeldi. Böyle bir kişiliği bence hepimiz tanımalıyız. Hayırlı istifadeler.
Eğitime Adanmış Bir Ömür: Mahir İzİdris Topçuoğlu · Ketebe Yayınları · 2022406 okunma
Puan vermedi·590 syf.··
2026 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 22:49
Selamun aleyküm dostlar; Bir insan düşünün ki kalbi tertemiz, ama imtihanda, acıda, yoklukta en önde Bir fanı düşünün ki dünya varlığıyla anlamlı ama ibadette, Allah'tan korkmada en önde Bir peygamber düşünün ümmeti için ağlayan Bir baba düşünün bir tanesi dışında tüm evlatlarının ahiret yurduna göçüne şahit olan Bir yetim düşünün babadan yetim, anadan öksüz, deden yanlız kalmış, himayesinde kaldığının yokluğuyla sınanan Bir Peygamber ki o bir insan ki o bir baba, bir eş, bir evlat ki benzeri yok o ki Hz. Muhammed(s.a.v) İskender Pala okuyanlar bilir dili çok edebi kullanıp, anlatmak istediğini en akıcı haliyle anlatır. Daha önce abum abum Abum Rabum okumuş ve hayran kalmıştım kalemine. Bu sefer bülbül- gül sembolleri ile peygamber efendimizin hayatı roman şeklinde, daha önce yazılmamış bir tarzda yazılmıştır. Kitabın ilk sayfalarında bulunan Hz. Yusuf'u almak isteyen yaşlı nenenin "sen onu neyle alacaksın" diyenlere karşı elini kuşağına atarak " İşte bir kelep ip size;tam 99.999 ilmek, yaşlı gözlerimin emeği!.. " der. Biliyorum alamam onu ama en azından " O da Yusuf'a müşteriydi. " Desinler, onun talipliler listesine beni de alsınlar dedi. İskender Pala' nın da amacı odur siyer yazanların arasına girmektir. Ve kitabın da 99.999 kelimeden oluşması da ayriyeten beni etkileyen bir unsur oldu. Kitabın duygusal dili yer yer ağlatıp yer yer uzaklara dalmanıza sebep olabilir. Ve sanki Peygamberi daha önce gördünüz de onun için bu özlemi hissediyorsunuz sanabilirsiniz. Zira ben sandım . Kitap, tarihsel akışı bozmadan ve belli bir düzene göre yazılmış, Kırk bölümden oluşmuş bu kırk bölümde de bülbülün peygamber efendimize yazılmış şarkıları seslendiriyor sembolik olarak. Her bölüm birine ithaf edilerek ve ondan söz edilerek ayrılmış. Neresinden
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 00:00
Selamun aleyküm dostlar; Kafayı yemeden yaşamak mümkün mü bu çağda? Tabi ki de zor zira geçmişe göre artık herşey çok ortada herşey çok bilinir ve herşey zihnimizi çok yorar durumda. Kapitalist sistemin gözünün sadece ceplerimizde değil, dolaylı veya doğrudan psikolojimizde, yaşama hevesimizde, bedenimizde de olduğu bir çağdayız. Savaşların, acıların, kötülüklerin ya çok arttığı ya da bizim haberimizin hemen olduğu korkunç bir çağdayız. Tabi olayın bir de bireysel boyutu var; herşeyi kontrol etme isteği, herşeye yetişme isteği veya zorunlu hissetme durumu, başarıyı bir put haline getiren hezeyanlar.. 144 sayfalık bir Kitaba bu kadar farkndalık sığdıran Ezgi Akgül'e şahsen hayranım daha önceki kitaplarında da kısa bir kitapla dünya da kadar anlatılası şeyleri anlatması beni bu yazarın eserlerine zaten hayran bırakmıştı. Sanırım hangi kitabı çıksa hevesle okuyacağım nasipse. Mutlaka alın okuyun, zira kitap size aciz ve insan olduğunuzu hatırlatacak.
Kafayı Yemeden Yaşama SanatıEzgi Akgül · Nesil Yayınları · 0634 okunma