"Beşer bilgisinin kaynağı şüphelerdir: Maddî ilimler, şüphe üzerine kurulur ve o sayede gelişir. Onda ne kadar şüpheci olursan, o kadar iyi bir ilim adamı olursun. Oysa iman şüphe kabul etmez. Zira Allah'a şüphe ile varılmaz. Bundan dolayı, Allah'a imanda asla şüphe olmaz. Din Allah'tan geldiği için, yani Hak'tan geldiği için hakikattir. Dindarlık, dinin Hak'tan geldiğine ve hakikat olduğuna inanmaktır. Bu anlamda dindarlık, şüpheden kurtulmak ve hakikate teslim olmak demektir. Ruhumuzun buna ihtiyacı var. İsa efendimizin dediği gibi, "Eğer batmayacağına inanıyorsan, su üstünde yürü, korkma batmazsın!" Yanmayacağına inanıyorsan, gir ateşe, korkma yanımazsın! Kutsal kitaplarda yer alan mucizeler, laf olsun diye anlatılmamıştır. Eğer Hazreti İbrahim gibi inanıyorsan yanmazsın. İnançsızlık, şüphe bataklığına saplanıp kalmaktır. İncil'deki su misâlinin sembolik bir anlamı da vardır: Çünkü su aynı zamanda hayat demektir. İmansız kişi, dünya hayatında iken de suda boğuluyormuş gibi yaşar. Yalnızca İsa gibiler, su üstünde giderler. Yani nebiler ve veliler, hayat olayları içinde boğulmadan yollarına devam ederler. Biliyorsunuz, deniz, sonsuzluğun sembolüdür. Olayın deniz üzerinde geçmesi, sonsuzluk âlemindeki ebedî yolculukla ilgili olduğunu gösterir. Öyle değil mi?" dedi
Bu fotoğrafın önüne gelince, Gabriel, yanındakilere, "İşte milletin efendisi olduğu söylenen köylünün hali budur!" dedi ve şöyle devam etti "Türkiye'de nüfusun yüzde sekseni köylü Ülkede okuma yazma bilenlerin sayısı da yüzde beş civarında. İşte bu fakir ve cahil insanlar, başlarına böyle bir şapka geçirince, Avrupalı olacaklarını sanıyorlar!"
Hayat, insanın, uğruna bütün zamanını ve emeğini feda ettiği bir sabun köpüğüne benzer. Yani hayat ıstırapla can sıkıntısı arasında bir gidiş geliştir. Istırap hayatın özüdür. Hayatın içinden acıyı kovmaya çalışmak da faydasızdır".
Oysa ahlâkın temeli, insandaki hür iradedir. İradesi hür olmayanın ahlâkı da olmaz. İnancını ve ahlâkını yitiren bir cemiyette, yalan, hile ve riya kökleşir, kimsenin kimseye güveni kalmaz.