Açlık burada sadece bir ihtiyaç değil, insanın içindeki derin bir eksikliğin sembolü gibi. Yazar bunu çok sade bir dille anlatıyor ama o sadeliğin altında ciddi bir duygu yoğunluğu var.
Söylenmeyenler, yarım kalan hisler ve içten içe büyüyen boşluk kitabın asıl gücünü oluşturuyor.
Yazarın her seyi sansürsüz şekilde aktarması benim çok hoşuma gitti . Çok rahatsız edici sahneler var ama kitap su gibi akmaya devam ediyor.