Bu kız neler atlattı, bir bilseniz... Ama biliyorum ki bu imtihan da bitecek, ardından bir başkası başlayacak. Çünkü dünya imtihan yurdudur. Nitekim hadis-i şerifte de buyurulduğu gibi: "Lâ râhate fid-dünyâ" (Dünyada rahat yoktur.) O hâlde sabretmeye, Rabbime güvenmeye ve yoluma devam etmeye çalışacağım. Çünkü her zorluğun ardından bir kolaylık vardır.
Hesapsızdı bu sevgi. Ne yarını düşündüm ne de başıma ne gelir diye tarttım. Kalbimde ne varsa, korkmadan koydum önüne. Kendimi saklamadım, eksiltmedim, olduğum gibi geldim. Sevmek buysa, ben seni tam da böyle sevdim. Yanlışlarım oldu belki ama sahte olmadım. Rol yapmadım, yarım sevmedim, kaçmadım. Bazen kelimelerim yetmedi sana. Bazen sustum. Ama bil ki sustuğum her anın içinde bile sen vardın. Sana alışmak kolay oldu; çünkü kalbim seni hiç yabancı saymadı. Ama senden vazgeçmek... işte o, insanın sırtına dünyanın en ağır yükünü alması gibi. Şimdi bu satırları yazarken içimde kocaman bir boşluk var. Ne koysam dolmuyor, ne eklesem yetmiyor. Sesini koysam yetmeyecek, anılarını koysam taşacak bir boşluk bu. İnsan en çok, en çok alıştığı yoklukla sınanıyormuş. Bunu senden sonra öğrendim. Belki eksik sevdim, belki yanlış zamanda, belki de fazla derin... Ama seni sevmekten hiç pişman olmadım. Gözlerim doluyorsa sebebi pişmanlık değil. Canım acıyor evet, çok acıyor... ama bu acı, gerçek bir şeye dokunduğumun kanıtı gibi. Zaman geçecek, biliyorum. Günler akacak, hayat benden güçlü olmamı isteyecek. Ben de devam edeceğim. Ama içimde senden kalan bir yer hep eksik kalacak. Bazı şarkılar yarım bitecek, bazı geceler uzun sürecek. Kalabalıkların içinde durup bir anda yalnız hissedeceğim; çünkü insan en çok, sevdiği kişinin yokluğunda yalnız kalıyor. Sana söyleyemediğim cümleler var. Dilimin ucunda kalıp geri dönen, "şimdi sırası değil" dediğim cümleler... Belki söyleseydim hiçbir şey değişmeyecekti. Belki de her şey. Ama artık ihtimallerin bile can yakmadığı bir noktadayım. Şimdi gidiyorum. Ardımda yarım cümleler, söylenememiş kelimeler, gecelere sığmayan düşünceler bırakıyorum. Belki bir gün adımı duyduğunda kalbinde hafif bir sızı olur, belki hiç olmaz... Ama bil ki sen, benim
Reklam
Ölmüşüz haberimiz yok!!
Birkaç gündür Ağrı'da yaşamını yitiren Ayşe öğretmenin acısı,hayalleri,emekleri ve her şeyden öte akranım,meslektaşım bir gencin sessiz çığlıklarının sığmadığı dilekçeler de kaldı aklım ... Sanki günün normal bir olgusu gibi devam etme alışkanlıklarımız ne zaman bitecek diye düşünüyorum? Yazıyoruz şekil verip verip paylaşıp hikaye atıp; birkaç beğeni birkaç yorum ardından kapanış, her şey bu kadar mı yok mu başka çözümler? Neden bu kadar acımasızlıklar göz ardında bırakmalar... Kalbim zihnim bir kıyametin içinde bulanıp duruyor yarın diyorum ertesi gün diyorum birimizden biri hiç ummadığın bir anda yitip gitti ardından bir gazete manşeti birkaç söz ve masalın,hikayen dünyadaki en güzel varlığın hiçe sayılıp bir dahakine yol veriliyor ne yazık ki bu acı gerçekleri düşünürken kalbim acıyor..
Duygu ve Düşünce
Bitime son 436 sayfa. Geçen ay; bu kitap biter mi diyordum ama bitecek galiba. Ve 2026 hedeflerimden birine ulaşmış olacağım inşallah 🙂
1000Kitap

Tâhir Ceyhun Yıldız

@tahirceyhunyildiz
·
Öncü Sûfîler (3 Cilt Takım) 3.ciltten 30 küsûr sayfa okumuşum. Kısa günün kârı. Bugünlük yetsin, herkese hayırlı geceler 🙂
1000Kitap
Ne zaman bitecek bizim bu hasretimiz
Satrançmı ne satrançı sadece gerçekler
Okuyacak vaktin yoktur olmamışki zaten hiç sanmaki zâtını vazgeçilmez vazgeçtim işte, sanmaki bitmez sevgim bitti işte, sanmaki merakın bitecek bitmeyecek Hoş olur,söz olur , aşk olur belki ama bunlardan sen olmaz. Biri var hayatımda,bilmiyorum nasıl oldu ama oldu işte bir şekilde Allahın rahmetinden sual olunmaz , hayırlısı olsun dedim hep,hayırlısı gerçektende böyledir belkide zamana bırakmak gerekiyor, seni aklımdan çıkardım eee o zaman burda ne işim var 😅 Aslında artık umrumda değil ama kaygılı biri olduğum için buraya yazıyorum sonuçta senin zamanın çoooook kıymetli ama okuyacaksın biliyorum,tabi kime göre neye göre kaygılıysam.. Bilirmisin kaygılı bireyler kafalarında kurar ama benimki öyle değildiya ben gerçekleri kabullenmedim(hep duyduğun gerçkler değil bunlar),buraya binlerce kelime döktümya hatta bunun üstüne birde doğum günün için video çektim , aslında bunların hepsi kaygılanmaktan yada ayrılmandan kaynaklı olmayan sana olan sevgimden ötürü olan şeylerdi,, gelgelelim gerçeklere eda (Eda), günlerden 15 şubat sana sorular sordum hemde bir soruyu defalarca sordum hatırlıyormusun dur sen unutmuşsundur ben yazayım;Satranç muhabbetini hatırlıyormusun senin ilk vize zamanın sana hep orda oynadığın bir kişiyi sordum ve bana hep farklı cevaplar verdin (ilk sorduğumda satranç arkadaşı, ikinci sorduğumda eski sınıf arkadaşı demiştin) hatırlarsan ama en kötüsü ne peki biliyormusun ben daha siz satranç oynarken yazdıklarınızı okuyabiliyordum zaten(kasım ayı günlerden ne zaman hatırlamıyorum),arkadaşım dediğin kişinin Yusuf diye biri olduğunu belki eski sevgilin belkide gerçekten eski arkadaşın bunu bilemem,ama bana orda birşey demen gerekiyordu o mesajları o an gördüğümü nasıl bilemezsinki ,senin içinde bulunduğun durumdan yani sınavlarının zorluğundan dolayıda içine
Reklam
Reklam