Bir gün her şeyden uzaklaşmak istersin.
Telefonun susmasını, insanların senden bir şey beklememesini, hiçbir sorumluluğun olmamasını...
Sadece sessiz bir yerde oturup rüzgârın sesini dinlemek istersin.
Çünkü bazen insan yorgunluğunu uykuyla atamaz. Bazı yorgunluklar bedeninde değil, kalbindedir. Sürekli düşünmekten, sürekli güçlü görünmekten, sürekli bir şeyleri içine atmaktan oluşur.
Kimse fark etmese de herkesin içinde kimseye göstermediği savaşlar vardır. Bazıları bunu kahkahalarının arkasına saklar, bazıları sessizliğinin içine gömer.
Ama ilginç olan şu ki...
İnsan en çok kırıldığı yerden güçlenir.
Bir zamanlar "Bunu asla atlatamam." dediğin şeyler, aylar sonra sadece bir anı olur. Bir zamanlar gecelerce düşündüğün insanlar, gün gelir aklına bile gelmez. Çünkü zaman, herkesi ve her şeyi değiştiren sessiz bir öğretmendir.
Belki şu an hayat tam istediğin gibi değildir.
Belki bazı şeyler eksiktir.
Belki bazı insanlar hayal kırıklığıdır.
Ama hikâye henüz bitmedi.
Çünkü en güzel sayfalar, genellikle insan kitabı kapatmak üzereyken başlar...