Bu yıl da sensiz gelmiş Haziran Bana hoşça kal dediğin gün gibi Sensiz geçmişti ellerim bomboş Kalbimse senleydi Fazla sessizdin, anlamalıydım Sıcakta kupkuruydu dudakların Gözlerime bakmadan konuştuğunda Kalbim senleydi Bir kalp atışında O yaz sıcağında Bir damla gözyaşımla Bitmiş Haziran
Haziran
Eskiden gözlerimi kapattığımda hayallerim başlardı, şimdi ise sadece bitmiş cümlelerin sessizliği kalıyor.
Duygu ve Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Yapay Zekâ Çıktı, Kitap Öldü” Diyor Allah’ın Belaları
Şimdi ona melek ya da şeytan diye bakanların çoğu yapay zekânın yakın zamanda kat ettireceği medeniyet mesafesini anlayamıyormuş ama yakında onlar da anlayacakmış. O değil de, “Yapay zeka var, artık kitap dolaşımdan çıkacak” diyor Allah’ın cezaları. Tüfek icat olduğunda mertlik ölmüştü. O gün bugündür namertlik hükümferma ama bundan ne katillerin ne maktullerin ne müebbetlerin ne işkencecilerin ne de kürek mahkumlarının şikâyeti var. Namertlik öyle tabana yayıldı ki insan öldürme aparatı üretenler dünyanın her yerinde başa tac ediliyor. Haksızlık, hukuksuzluk yani zulüm, hemen her kumaştan her cinsten kendine dilediği elbiseyi dikiyor. Kalleşlikten, namertlikten son şikayetçi olan adam Köroğlu’ydu. Onun da üzerinden şu kadar yüzyıl geçti. Şimdi insanlar, örgütler, devletler, toplumlar göğüslerini döve döve sahip oldukları, olacakları, olmak ya da olmamak istedikleri savaş uçakları, radar sistemleri, füze ve nükleer silahlarla övünüyorlar. Cahiliye, sanayi, teknoloji, bilgi, bilişim, bilim, iletişim çağlarının üzerine ilerleme durdurulamıyor. Hâliyle insanın azgınlığına da fren bulunamıyor. İnsan ölümsüzlük arayışını sürdürürken dünyayı altüst etmeye devam ediyor. Biz daha “adamlar yapmış,” “şeytan bunun neresinde,” “tarihin terakkinin niye gerisinde kaldık” diye iki sülüs besmele, birkaç amme cüzü, üç beş divan şiiri için matbaayı geciktiren ecdadımız ile şah ve padişahlarımıza sitem ederken şu geldiğimiz yere bakın. Perdahsız kerpiç damlardan kaloriferli apartman dairesine taşınmanın ve henüz matbaada bir iki kitap tab etmenin sevincindeyken hangi akılla, ne ara, nasıl geldiysek yapay zekâ algoritmalarının hüküm sürdüğü şu saçma sapan günlere geldik. Söz bitmiş, anlam çökmüş, hikmet ölmüş, hayret uçmuş, cümle dağa kalkmış, düşüncenin cazibesi kalmamış, fikir
Makale|Yazı
Çoktan bitmiş duyguların sonradan fark edenleriydik.. Çok geçti ama çok güzeldi..
Gecenin üçüdür en uygun zaman, bahse girerim
Düşünün: sabah çok yakın Oysa ışıltı yok ortalıkta Neredeyse gece bitmiş Ama sürmekte karanlık Henüz uyanmış bazıları Henüz uyumamış bazıları İsmet Özel
Şiir
İyi geceler..
ibadetimden olmasa bari derken kuşkum savaş bitmiş ben nöbette unutulmuşum savaş bitmiş ben bunu koynumun boşluğuyla anlıyorum
Şiir