Yirminci yüzyılın moda yaşam güvencesi, otomobillerdeki emniyet kemerlerinde, sigara içmemekte, kolesterolsüz yemeklerde ve genel olarak sağlıklı yaşam anlayışında kendini gösteriyor. Ölümü yadsımanın, ölümsüzlüğe öykünmenin en acizane arayışları türümüzün yok olup olmama ikilemiyle aynı anda gündeme geliyor. Ölümü yadsıyarak, ölümü gülünç ve çaresiz çabalarla ertelemeye çalışarak hayatı körleştiriyoruz.
Sırf siz düşündünüz veya aklınıza geldi diye her düşünceyi ciddiye almak, ona inanmak veya ona uygun davranmak zorunda değilsiniz. Başınıza gelenleri yaşamın zorunlu bir parçası olarak anlayıp onlardan öğrendiklerinizle yola devam etmeye çalışın. Birlikte oturup sohbet edebileceğiniz, dertleşebileceğiniz birisi, yaşadığınız zorluklar için en iyi ilaçtır belki de. Sorunlar sadece kendi içimizde kaldıklarında ve onlarla tek başımıza baş etmeye çalıştığımızda gerçekte olduklarından çok daha büyük görünürler. Yaşamda ilerleme çizgisi hep yukarı doğru gitmez, inişli çıkışlıdır.
Bunları yaptığımızda elbette iyi oluruz ama bunun ilk şartı, bunları iyi olmak için yapmamaktır. Yaşamın çeşitli alanlarında kendilerini adayarak iyi şeyler yapanlar, yaptıkları eylemin kendisine odaklanmıştır, onu yaparak iyi olmaya değil. Ünlü boksör Muhammed Ali'nin dediği gibi: "Günleri saymayın; günlerinizi sayılabilecek günler hâline getirin."