“Lakin bunlar anlamıyorlar mıydı ki, içlerinde hiçbiri hissetmiyor muydu ki bu yapılan ziyafetlerin, bu eğlencelere sebep olan saadetlerin arasında onun kırılmış kalbinden parçalar, birer şikâyet feryadıyla işitilmez sesleri titreyen kırılmış hisleri var? Onları duymuyorlar mıydı?”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Ben? Ben hatta uçmak için heves bile duymadım. Uçup uçup da düşenler, bütün o kırık kanatlarıyla topraklarda sürüklenen, nihayet topraklarda ruhunun gıdasını arayanlar gözlerimin önünde o kadar anlaşılır dersler ortaya koydular ki ben onların bitirdikleri yerden başlamaya lüzum gördüm.”
“Fakat aşk, asıl aşk, hakiki kayatta aşk, bunların hiçbiri değildir. Bunlar kadınları bir müddet belki aldatır, bir kere, iki kere, nihayet üç kere, bu rüyalarla eğlenirler, lakin dördüncüsünde asla… Bütün o şiire asılıp kalan kadınlar, nihayet onu bulamayarak, çünkü mümkün değil bulunamaz, bulamamakla yıkılan hayallerini ve hatta belki bir gün bulmak ümidini saklamakla birlikte aşkta asıl bulunan şeyi ararlar: Hakikat…”
“Kadınlık emellerinden el çekmiş büyün çaresiz kadınların kalbinde her türlü mahrumiyetlerin gözyaşları dinebilir; fakat bunlardan biri, analıktan mahrum kalmış olmanın acısı, daima zehirden birer damlayla damlayan kapanmak bilmez bir yaradır. Sanılır ki tabiat, kadınların ruhuna boş kalmaya tahammül edemeyen bir beşik koymuştur.”