“Her güzel şeyin bir ömrü var. Güzellik de yıpranıp yaşlanıyor. Eski çekiciliği kalmıyor. Hani bir şarkı çıkar piyasaya, çok etkiler insanları, çok güzeldir. İnsanlar bu güzelliği hoyratça kullanır, sömürür. Her köşe başında bu şarkı çalınır. Günde belki on kez duyarsınız. Yavaş yavaş bir bıkkınlık uyanır, yeter yahu demeye başlarsınız. O güzelim şarkı artık orta malı haline gelmiştir. Yıpranır, pörsür, etkisini kaybeder, bir köşeye atılır. Hatta unutulur. Yıllar sonra bir daha duyduğunuzda kalbinizde bir yer kanar. “Vay be! Bu bizim şarkımızdı” dersiniz. Aslına bakarsanız tüm dünyevî şeyler böyledir. Adına masiva diyorlar. Fâni şeyler.”
“Yahu Cenab-ı Hak insanları ne diye yaratmış? Kendisine kulluk etsinler, ibadet etsinler diye değil mi? Demek ki senin dünya hayatında birinci vazifen ibadet. Bu böyle olunca, sen buna inanınca, dil ile ikrar, kalp ile tasdik edince; tüm hayatın bir şekil bulacak, bir düzen tutturacak.”