"Fakat benim en büyük acım bedensel değil. İçimde büyük bir şey var... Onu öteden beri biliyorum ama dışarı çıkaramıyorum: Bütün bu şeyleri yapan küçük birini oturup seyreden yüce sessiz bir benlik.”
İngiltere'de bir müzede saatlerce izlediği bir kadın heykelinden sonra müzeden çıkarken; o saatlerce izlediği kadın heykeline saygısızlık olmaması için kafasını yere eğerek ve gözlerini kısarak çıktığından bahseder mektuplarının birinde.