Işığın savaşçısı için soyutlama diye bir şey yoktur. Her şey somuttur her şeyin anlamı vardır. Çadırında rahatça oturup dünyada neler olduğunu izlemez o; kendisine karşı her meydan okumayı, kendini geliştirme yolunda bir fırsat olarak görür.
Işğın savaşçısı bazen şöyle düşünür: Ben bir şeyi yapamazsam, o şey yapılmadan kalır.
İşin aslı böyle değildir: Harekete geçmelidir savaşçı: ancak Evren'in bir şeyler yapmasına fırsat vermelirdir.
Sevgi biriktirmek şans getirir, nefret biriktirmekse felaket. Sorunlarını teşhis edemeyen kişi kapıyı trajedilerin girmesi için açık bırakmış sayılır
Savaş,kavgayla aynı şey değildir.
Yaptıklarımızın sonuçları, budalalar için korkuluk, bilge insanlar için dr işaret feneri olur.
Satranç tahtası dünyadır; satranç taşları gündelik yaşamımızdaki hareketlerimiz; oyunun kuralları da doğa yasaları dediğimiz şeydir. Karşı taraftaki oyuncuyu görmeyiz; ama oyunu hep dürüstçe oynadığını, adil ve sabırlı olduğunu biliriz.
Savaşçı, gerçekten güvenebileceği şeyi kurmaya bakar. Şu üç şeyin her zaman kendisiyle birlikte olmasına dikkat eder: inanç, umut, sevgi
Bu üç şeye sahipse ilerlemekten korkmaz.