bülent kırca

bülent kırca
inşaat mühendisi
lisansüstü, deprem
Ordu
Ordu, 1974
45 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
Netflix ve lgbti bireyler ahlâkımızı bozmadan 100 sene önce anadoluda, "- Şu Salih Ağa'nın oğlu yok mu? Bizim kızı berbat etmiş, dedi. Şimdi, "Al!" diyorum. "Almam," diyor. Yok sağ kalçasında bir ur çıkmış. Yok bütün vücudu sızlarmış. Hepsi yalan. Hasta olan adam bu işi yapar mı? Ben ki, bu facianın ilk şahidiyim; kendimi tutamadım: - Kızın ne diyor? diye sordum. - Ne desin? Ben seni alırım diye kandırmış. Kaç zamandır helâllısı gibi kullanıp dururmuş. Biz de neden sonra haber aldık. - Sakın kız gebe mi? -Yok olamaz. Daha on iki yaşında."
Sayfa 153 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
- Biliyorum beyim sen de onlardansın emme. - Onlar kim? - Aha, Kemal Paşa'dan yana olanlar... - Insan Türk olur da, nasıl Kemal Paşa'dan yana olmaz? - Biz Türk değiliz ki, beyim. - Ya nesiniz? - Biz İslâmız, elhamdülillâh... O senin dediklerin Haymana'da yaşarlar.
Sayfa 152 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
..Bunun nedeni, Türk aydını, gene sensin! Bu viran ülke ve yoksul insan kitlesi için ne yaptın? Yıllarca, yüzyıllarca onun kanını emdikten ve onu bir posa halinde katı toprak üstüne attıktan sonra, şimdi de gelip ondan tiksinmek hakkını kendinde buluyorsun. Anadolu halkının bir ruhu vardı, nüfuz edemedin. Bir kafası vardı, aydınlatamadın. Bir vücudu vardı, besleyemedin. Üstünde yaşadığı bir toprak vardı! İşletemedin. Onu, hayvanî duyguların, cehâletin, yoksulluğun ve kıtlığın elinde bıraktın. O, katı toprakla kuru göğün arasında bir yabani ot gibi biti. Şimdi, elinde orak, buraya hasada gelmişsin. Ne ektin ki, ne biçeceksin? Bu ısırganları, bu kuru dikenleri mi? Tabii ayaklarına batacak. İşte, her yanın yarılmış bir halde kanıyor ve sen, acıdan yüzünü buruşturuyorsun. Öfkeden yumruklarını sıkıyorsun. Sana istirap veren bu şey, senin kendi eserindir, senin kendi eserindir.
Sayfa 110 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Yalnızlık dinmeyen bir sızıdır. Eğer, bazı kimseler, bunu benliğin bir çeşit kurtuluşu gibi göstermek istemişlerse yanılmışlardır. Bir sürü hayvanı olan insan, sürüsünden ayrı düşünce zavallı, mustarip, avare bir yaratık oluyor. Bunu, sürüye dönmekten başka avutacak bir şey yoktur.
Sayfa 109 - İketişim Yayınları·Kitabı okudu
Talim, terbiye, iyi örnek, bunların hepsi geçici şeylerdir. Ve çevre değiştirmedikçe, insanın değişmesine imkân yoktur. Bu küçük mülâhazadan, Türkiye'deki yenilik ve garpçılık hareketlerinin, neden başarısızlığa uğradığı sorununa kadar çıkabiliriz.
Sayfa 26 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu