Bir Emevi mirası: Sorumluluğu Allah'a atmak
Kur'an'da anlatılan "kader" kozmoloji için konan ölçüleri-yasaları ifade eder. 1 Bu bağlamda insanın kaderi de "özgür iradesi ile yaptığı seçimler" ekseninde ölçülendirilir. 2  Bu sebepledir ki seçimlerimizin sonuçlarının getirdiği sorumlulukları vardır. İşte bu sorumluluklardan kaçınmak isteyenler kendi tercihlerinin, kararlarının yol açtığı sorunlarla yüzleşmekten kaçmanın yolu olarak tüm bunların kendileri dışındaki faktörleri sonucu olduğunu bunun önceden belirlenmiş bir plan/kader olduğunu iddia ederler. Özellikle de sorumluluk toplumsal ise yani siyasi liderler kendi sorumluluklarındaki eylemleri meşrulaştırmak, bu icraatları sorgulatmamak için "Biz yapmıyoruz; bunları bize Allah yaptırıyor" derler. Bu tarihin en eski siyasi manipülasyonudur: Allah'ı kendine kalkan edinip, sorumluyken kendilerini sorgulanamaz kılmak… Yöneticilerin kaderi kullanıp Allah'ı istismar etme taktiklerinin Müslümanların tarihindeki ilk izdüşümünü Muaviye'de rastlıyoruz.  Peygamberimizin arkadaşlarından Hucr b. Adiy'i Hz. Ali taraftarı olduğu için öldüren Muaviye, tepkiler karşısında zor durumdaydı. "Biz yapmadık, Allah yaptırdı bize" diyerek kendisini sorgulanamaz kılmaya çalışmıştı. Emevilerle birlikte "Zillullahi fi'l-Arz" (Allah'ın yeryüzündeki gölgesi) ve "Sultânullahi fi Arzihî" (Allah'ın yeryüzündeki gücü) gibi sıfatlarla kutsallık kazandırılıyor, sultanların her icraatı, Allah adına sayılıyor dolayısıyla eleştirilemiyordu. Çünkü bu yapan, Allah adına(!) iş yapan birisiydi. Muaviye'den sonra yerine sultan olarak varis bıraktığı Yezid döneminde Kerbela, Harre gibi travmatik katliamlarına, kadınlara tecavüzlere, yağma ve yolsuzluklara vb. büyük yıkımlarına gerekçe olarak bunların Allah'ın önceden belirlediği planı/kaderi olduğunu camilerden vaaz ettirmişti.  Bir başka Emevi
Alıntı
"Sadri Maksudi Arsal'ın Türkçülüğü ve Türk Hukuk Tarihi Tetkikleri" başlıklı makalem Türkçülük Araştırmaları Dergisi'nde neşredilmiştir. Bu makalem, Arsal üzerine ikinci çalışmam. Daha önce 2019 senesinde Banka ve Finans Hukuku Dergisi'nin Prof. Dr. Ali Necip Ortan'a Armağan sayısında, "Sadri Maksudi Arsal'ın Kolonluk Sistemine Yaklaşımı" başlıklı makalemde, Roma İmparatorluğu'nda Dominatus döneminde tezahür eden kolonluk [colonatus] sistemi hakkında Arsal'ın özgün yaklaşımını ele almıştım. Bu çalışmamda ise, Arsal'ın sosyoloji, dilbilim, hukuk tarihi sahalarındaki ilmî yapıtlarını birbiriyle mukayeseli şekilde inceledim ve Türkçü dünya görüşünün bu çalışma konularının seçimindeki etkisini tartıştım. Bu çalışmamın Türkçülük Araştırmaları Dergisi'nde neşredilmiş olması da benim için ayrıca gurur ve mutluluk verici. Genel Türk Tarihi ve Türkiyat araştırmaları odaklı dergiler mevcut olsa da Türkçü dünya görüşünü odağına alan hakemli bir akademik dergiye büyük ihtiyaç vardı. Ümit ediyorum ki müteakip sayılarda da bu ilmî faaliyet devam edecek ve konuya ilişkin literatür de daha zenginleşecektir. Makale metni için bkz. turkculukarastirmalaridergisi.org
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rahmetli annemle birlikte oturduğumuz, sohbet ettiğimiz mekânlar vardı. Gündelik işlerim bittiğinde bu mekânlarda vakit geçirmeyi tercih ediyorum. Belleğini yitiren bir şehirde yaşadığımız için bir gün bu mekânları da kaybedecek olma düşüncesinin verdiği bir rahatsızlık var haliyle. Eminönü'ndeki İstanbul Kitapçısı da benim için bu özel mekânlardan biridir. Sellars'ın küçük ama derin kitabı Stoacılık Dersleri'nden bir bölüm açık önümde, Zorluklarla Başa Çıkmak başlıklı bölüm. Sanki öğreneceğim yeni bir şey yok gibi geliyor, kendimi bildim bileli her zorlukla başa çıktım, hele ki en büyük kaybımla başa çıkabildikten sonra, olaylar, sorunlar, darbeler en ufak bir sarsıntı bile yaratmıyor. Hassas optik mercekler yontarken Spinoza'nın nasıl ki eli titremiyorsa, her zorluğu bu kadar soğukkanlılıkla karşılayıp çözüm üretebildiği bir noktaya geliyor insan. Yine de okumayı tercih ediyorum, devam ediyorum. Şöyle diyor Sellars: "Başımıza bazen kötü şeyler gelir. Hayat böyle bir şeydir. Epiktetos'un bu tür şeylerin bir çoğunun bizim kontrolümüzün dışında olduğu yönündeki dersini dikkate almaya hazır olsak bile bu, yaşanan zorlukların etkisini bir anda hafifletmeyecektir", keza "Romalı stoacılar için hayat zorluklarla doludur ve felsefenin temel görevlerinden biri insanların hayatının bu iniş çıkışlarında yollarını bulmalarına yardım etmektir", bkz. John Sellars, Stoacılık Dersleri, İstanbul: Pegasus, 2026, s. 37.
Achilles Efsanesi
"Doğumundan kısa bir süre sonra Aşil, annesi Thetis tarafından Styx Nehri'ne batırıldı. Bu, onu topuğundan tutulduğu yer dışında yenilmez kıldı. Aşil'in kaderi Truva'daydı (bkz. s. 56-7); Sparta Kralı Menelaos'un karısı Helen, Menelaos ve müttefiklerinin kuşattığı Truva'da Paris tarafından tutuluyordu. Yunanların en güçlü savaşçısı olarak, Truva kahramanı Hektor'u öldüren Aşil'di. Ancak, Paris'in yayından çıkan ölümcül bir okla topuğundan vurulduğu için Truva'nın düşüşünü göremedi." The Greek Islands s.83
Alıntı
`iç içe geçmiş hırvatistan` ( `iç`) dominik `livakovic` (fenerbahçe) josip `stanisic` ( bayern münih) marin `pongracic` (fiorentina) martin `erlic` (midtjylland) luka `vuskovic` (hsv) luka `modric` (milan) mateo `kovacic` (manchester city) mario `pasalic` (atalanta) nikola `vlasic` (torino) luka `sucic` (real sociedad) kristijan `jakic` (augsburg) petar `sucic` (inter) ivan `perisic` (psv) andrej `kramaric` (hoffenheim)
Muharrem ayında ne yapılır?
Hicri yılın ilk ayı olan Muharrem ayında yapılacak dua ve ibadetler... “Muharrem” hürmet edilen anlamındadır. Bu ay, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem tarafından Allah’ın ayı diye nitelendirilmiştir. (Müslim, Sıyâm, 202; Ebû Dâvûd, Savm 55; Tirmizî, Savm, 40) Bu niteleme Muharrem ayının faziletine, ilahî feyz ve bereketinin bolluğuna işarettir. Oruç Tutmak Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Ramazan orucu dışında en fazîletli oruç, Allâh’ın ayı Muharrem’de tutulan oruçtur. Farzlar dışında en faziletli namaz da gece namazıdır (teheccüd).” (Müslim, Sıyâm 202, 203; Nesâî, Kıyâmu’l-leyl, 6) Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem Muharrem’in 9-10 veya 10-11’inci günlerinde Aşûre orucu tutardı. (Bkz. Buhârî, Savm 47, 69, Enbiyâ 24; Müslim, Sıyâm, 113-133; Tirmizî, Savm, 48; Ahmed, I, 241.)
Alıntı