Türk için Türklüğün askeri, siyasi ve medeni geçmişi yalnız Hüdavendigarlarından, Fatih'lerden, Selim'lerden, İbni Kemal'lerden, Nefi'lerden, Baki'lerden, Evliya Çelebi'lerden, Kemal'lerden teşekkül ediyor; Oğuz'lara, Cengiz'lere, Timur'lara, Uluğ Bey'lere, Farabi'lere, İbni Sina'lara, Teftazani ve Nevai'lere kadar varamıyor.
Kimi tarihçiler, tarihin bağımsızlığına bir sınır çizmiş olmamak için, tarihten edilecek istifadeler konusunda fikirlerini açıklamaktan çekinmişlerdir. Yusuf'a gelince o, tarih tarih içindir, başka bir deyimle tarih, matematik ilimlerinde olduğu gibi, soyut gerçekler aramak içindir ilkesini kabul etmiyor. Tarihten istifade edilmez kanısında olanlara karşı, düşüncesi şudur:
"Tarihi, hayatta kendisinden faydalanılmayan kimi soyut gerçekleri öğrenmek için tetkik etmiyoruz. Tarih, bağlı bulunduğumuz insan toplumunun belli zaman ve alanda çıkarını sağlayacak bilgi, düşünce ve duygu verebileceği için önemlidir."Yusuf'un Türkçülüğünün temelinde ve amacında tarihin anlamına ilişkin bu düşünce egemendir.