yitik sorular mezarlığının
en huzurlu köşesinden izliyorum seni.
içinden fışkıran sevgisiz geçmişinin,
olgunlaşmış kırgınlığı batıyor ayaklarına.
bedenin de biriken zehir
beraberin de kanınla akıp gidiyor.
her adımda eziliyor,
hayallerinin yakasına sarılan
sahtekar Tanrı’lar.
artık kadınlığın kadar berrak ve masum tenin..
ey kapı eşiğindeki sonsuzluktan
yatağıma sızan karanlık;
bana cüretkar davran.
boynunda hayat bulan günahlardan
içmeme izin ver.
meme uçlarında,
kutsal süpernovalar yarat.
inlemelerini,
göbeğin de sakladığın uzayın
en derinindeki galaksilerden topla.
bırak kasıklarının arasından seyredeyim
yeryüzünü.
şimdi Tanrı’nın neden bu kadar kör olduğunu anlayabiliyorum.
bir kadının kasıklarından bakmadığı sürece,
kim görebilir saf gerçekleri..
ey bedenimi saran karanlık.
kelimelerimi avuçlarına doldur ve,
öldür beni..