"Kalbim yorulmuştu; hiç atmıyordu ya da düşe kalka bir ritim tutturmuştu. Arkamda bir hiçlik bırakmıştım; elime aldığım her şeyin küllerini savrulmasının tanığıydım."
"Bütün o zorlukların eğip bükemediği bu kadının karşısında şimdi yalnızca bir utanma duygusuydu duyduğum. Cepheye kocasını gönderdiğinde, Beşiktaşı çocuğunu sağladığında, bağı bahçeyi çekip çevirdiğinde, cepheye arabasını koştuğunda ben kadardı. Art arda büyük olayları yaşaması için daha erkendi; ama yaşamıştı işte. Bir de onun karşısına kendi yaşadıklarımı koyuyordum. Kocaman bir sıfır."